<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avukat Gizem Gonce &#8211; Bu Ne Haber</title>
	<atom:link href="https://bunehaber.com/author/gizem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bunehaber.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Aug 2023 22:49:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>YARGITAY&#8217;DAN EMSAL KARAR: “KIRIK ÇIKAN KARGOYA İLİŞKİN TÜKETİCİLERİ İLGİLENDİREM KARAR”</title>
		<link>https://bunehaber.com/yargitaydan-emsal-karar-kirik-cikan-kargoya-iliskin-tuketicileri-ilgilendirem-karar-h2252.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/yargitaydan-emsal-karar-kirik-cikan-kargoya-iliskin-tuketicileri-ilgilendirem-karar-h2252.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 22:49:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=2252</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Siz kıymetli okuyucularıma bu hafta tüketici hukukunda en çok merak edilen ve emsal bir karar olarak karşımıza çıkan kırık olarak teslim edilen kargolara ilişkin Yargıtay tarafından emsal nitelik teşkil eden kararını örneklerle birlikte anlatmaya çalışacağım. &#160; Pandemi ile birlikte hayatımızın içine daha çok giren kargo siparişlerinde son dönemde çok sık hukuki problem oluşmaktadır. Tüketiciler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Siz kıymetli okuyucularıma bu hafta tüketici hukukunda en çok merak edilen ve emsal bir karar olarak karşımıza çıkan kırık olarak teslim edilen kargolara ilişkin Yargıtay tarafından emsal nitelik teşkil eden kararını örneklerle birlikte anlatmaya çalışacağım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pandemi ile birlikte hayatımızın içine daha çok giren kargo siparişlerinde son dönemde çok sık hukuki problem oluşmaktadır. Tüketiciler kırık olarak teslim edilen kargoların hukuki mahiyetinin ve kimlerin sorumluluğuna gidileceğinin soruları ile karşı karşıya kalmaktadır.</p>
<p>Yargıtay tarafından emsal bir nitelik teşkil eden &#8216;kırık olarak teslim edilen kargolara ilişkin&#8217; karar verilmiştir. Yargıtay tarafından verilen bu karar tüm tüketicileri yakından ilgilendirmektedir.<br />
Kargoda kırılan eşyaların parasının kimden ve ne şekilde tahsil edileceğine ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi önemli bir karara imza atmıştır.</p>
<p>Milyonlarca tüketiciyi yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu kararda; kargo alıcısının, kargoda bir kırık veya hasar olduğu takdirde, haklarını kullanabilmesi için kargoyu teslim aldığı anda, ihtirazi kayıt koyması ve kanuni süreler içinde bildirimde bulunması gerektiğine hükmetmiştir. Kargonun kapıda teslim alınması anında mutlaka teslim alındı belgesine tüketici tarafından ihtirazi kayıt eklenmeli ve bu belgenin örneği alınmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin incelediği dosyasında; Herhangi bir işte çalışmayan S.A., bir internet sitesinden Türk Kahvesi makinesi satın almıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Davacı S.A., kargo paketini açtığında sipariş ettiği ürünün kendisine kırık olarak teslim edildiğini görmüştür. İnternet üzerinden sipariş ettiği ürünün kırık olduğunu gören davacı S.A., fatura ile birlikte İlçe Tüketici Hakem Heyeti&#8217;ne müracaat etmiştir. İlçe Tüketici Hakem Heyet’i ürünü incelediğinde davacı S.A.’nın şikâyetini haklı bularak, ürünün değeri olan 199 TL&#8217;nin tüketici S.A.’ya iadesine karar vermiştir. Ancak İlçe Tüketici Hakem Heyeti&#8217;nin vermiş olduğu işbu karara karşı kargo şirketi itiraz etmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kargo şirketi tarafından İlçe Tüketici Hakem Heyeti&#8217;ne kararının iptali için 3. Tüketici Mahkemesi&#8217;nde dava yoluna gitmiştir. Davacı kargo şirketi, teslim edilen kolinin davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan teslim alındığını, şirket kusurunun bulunmadığını, hakem heyeti kararının itirazen incelenerek iptalini talep etmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLDİ</span></strong></p>
<p>Davalı tüketici S.A. ise taşıma işleminden davacının sorumlu olduğunu, ürünün taşıma sırasında kırıldığını, davacı kargo şirketinin kusurlu olduğunu, İlçe Tüketici Hakem Heyeti kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istedi. 3. Tüketici Mahkemesi&#8217;; davacı taşıyı kargo şirketinin yolcu ve eşyanın güvenlik içinde taşınmasından sorumlu olduğu, davacı şirketin üzerine düşen edimi yerine getirmediği, dava konusu edilen kargonun nakli sırasında ürünün kırıldığı, davalı tüketicinin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karar aleyhine Adalet Bakanlığı tarafından, davaya konu kahve makinasının hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin fotoğrafların bulunduğu, gönderilen malın teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması halinde malın taşıma sırasında hasara uğradığı, ihtirazi kayıtsız teslim alınması halinde ise maldaki hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde bir karine oluşturduğuna dikkat çekerek itiraz etti.</p>
<p>Bakanlık; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurdu. Bakanlığın talebi üzerine dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı.</p>
<p>Kararda; taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu hatırlatıldı.<br />
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararda şöyle denildi: &#8220;Gönderen veya gönderilenin, ziya veya hasar halinde taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için emtia teslim alınırken ihtirazi kayıt koyması, kanunda belirtilen süreler içinde ve kanunda belirtilen şekilde bildirimde bulunması gereklidir. Somut olayda davacı taşıma şirketi, gönderinin alıcısına teslim edildiğini, kargonun alıcısı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden teslim alındığını iddia etmiştir. Davalı taraf, delil olarak fotoğraf ve tanık anlatımına dayanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, dosyaya sunulan fotoğraflarda taşıma sözleşmesine konu emtianın kırılmış olduğu, davacı kargo şirketinin üzerine düşen edimi tam olarak yerine getirmediği, davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere hasar ihbarında bulunulmadığı takdirde, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine bir karine oluşur. Karinenin, aksini ispat külfeti bu durumda alıcıya düşer.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alıcı olan davalı taraf dosyaya bu yönde fotoğraf sunmuş ve tanık anlatımına dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davalının sunduğu bu delillerin davacı taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispata yeterli olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Adalet Bakanlığı’nın 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesine dayalı konun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.&#8221;</p>
<p>Avukat Gizem GONCE</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/yargitaydan-emsal-karar-kirik-cikan-kargoya-iliskin-tuketicileri-ilgilendirem-karar-h2252.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>LİMİTED ŞİRKETLERDE ÇIKARILMA KAVRAMI VE SEBEPLERİ</title>
		<link>https://bunehaber.com/limited-sirketlerde-cikarilma-kavrami-ve-sebepleri-h1923.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/limited-sirketlerde-cikarilma-kavrami-ve-sebepleri-h1923.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 May 2023 12:51:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[avukatgizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[gizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=1923</guid>

					<description><![CDATA[Çıkarılmanın hukuk dilindeki anlamı; şirket ortağının rızası hilafına ortaklık mevkiinin sona erdirilmesidir. Çıkma talebi ortak veya ortaklardan geldiği halde, çıkarılma ortağın rızası olmadan belirli şartlar dahilinde gerçekleşen bir eylemdir. Ancak ortaklıktan çıkarılmada, çıkarılan ortağın da hak ve menfaatlerini korumak gerekmektedir. &#160; İş bu konuda önemli olan husus; ortakların ve ortaklığın menfaat dengesini korumak ve şirketin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çıkarılmanın hukuk dilindeki anlamı; şirket ortağının rızası hilafına ortaklık mevkiinin sona erdirilmesidir. Çıkma talebi ortak veya ortaklardan geldiği halde, çıkarılma ortağın rızası olmadan belirli şartlar dahilinde gerçekleşen bir eylemdir. Ancak ortaklıktan çıkarılmada, çıkarılan ortağın da hak ve menfaatlerini korumak gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İş bu konuda önemli olan husus; ortakların ve ortaklığın menfaat dengesini korumak ve şirketin çıkarları dahilinde hareket etmek ve şirket varlığının sürdürülebilmesi için gerekli olanın sağlanmasıdır. 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, limited şirketlerde ortaklıktan çıkmayı ve çıkarılmayı şirketin varlığını sürdürebilmesi ilkesi bağlamında düzenlemiştir. Limited şirket ortaklığında ortaklarından birinin ortaklıktan çıkarılması, payının elinden alınması anlamına gelmektedir ki bu da haklı sebeplerin varlığı dahilinde olmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ancak, gerek ETTK gerekse YTTK döneminde, yasa koyucu haklı nedeni tanımlamak ya da sınırlamak için bir gayret göstermemiş, somut olaya göre haklı nedenin var olup olmadığını saptamayı yargıya bırakmıştır. TTK’ da geçen haklı sebep kavramı, doğrudan tanımlanmamış olup, sair mevzuattaki hükümlerden faydalanılmayı öngörmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunlardan bir kaçı; TBK 629, TTK 219, TTK 245’de sayılan durumlardır. Karşılaşılan somut olayda kıyasen bir değerlendirme bu hükümlere dayanılarak yapılabilinir. Haklı sebep ortağın kişiliğinde vücut bulduğu gibi ortaklık ilişkisinden de kaynaklanabilir. Bu gibi değişen koşulların ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirip getirmediği ise mahkemece irdelenecektir. Şöyle ki; bu durumda haklı bir sebebin varlığı halinde ortakların dava açmasını şart koşmuş ve açılacak davada, haklı sebeplerin olaylara göre değerlendirilmesini istemiştir. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun konuya ilişkin haklı nedenin olup olmadığı her somut olaya göre, mahkeme tarafından bizzat karar altına alınacaktır. Davacı taraf bu davada, dava dilekçesinin maddi vakıalar bölümünde yer alan tüm olayları, haklı nedenin varlığını kanıtlayacak olaylardan seçmek zorundadır. Üstelik seçilen bu maddi vakıaları, usul hukukunun somutlaştırma kuralı doğrultusunda, bire bir delillerle desteklemelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haklı sebeplerin varlığı kanıtlanacak olup, bu kanıtlar dahilinde ortaklığın çıkarılması sebeplerinin oluşup oluşmadığına bakılacaktır. Limited Şirketten ortağın çıkarılması için ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemez bir hal almış olması gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ortaklığın sağlıklı gidişatı ve akıbeti için bu ortağın çıkarılması gerekirken o ortağın hakkının da teslim edilmesi hakkaniyetin gereğidir. Bir yandan şirketin menfaati düşünülürken diğer yandan da çıkarışan ortağın mağdur edilmemesi dengesi korunması gerekmektedir. Bu sebeple çıkarılacak ortağa, esas sermaye payının gerçek değerine denk bir ayrılma akçesinin ödenmesi hükme bağlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir ortağın çıkarılması kanuni düzenlemelerle olabileceği gibi, ortaklık sözleşmesinde de düzenlenebilir. Limited şirket ortaklığından çıkarmaya ilişkin olarak ETK’nın 551. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Esas sermayenin yarısından fazlasına sahip bulunan ortakların mutlak ekseriyeti tarafından muvafakat edilmek şartı ile şirket, muhik sebeplerden dolayı bir ortağın şirketten çıkarılmasını mahkemeden isteyebilir.” hükmü yer almakta idi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TTK’nın 640. maddesinin birinci fıkrasında ise “Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir” denilerek, bir ortağın şirketten çıkarılabileceği sebeplerin şirket sözleşmesinde öngörülmesine imkan tanınmıştır. Bu düzenleme ile bir taraftan şirkete, kendisi yönünden önemli olan sebeplerin varlığında, bu sebepler gerçekleşen ortağı şirketten çıkarma hakkı tanınmış, diğer taraftan da ortaklar açısından hukuk güvenliği sağlanmıştır. Ortaklıktan çıkarmayı gerektiren sebeplerin neler olacağı tamamen kurucuların ve genel kurulu oluşturan ortakların takdirindedir. Bu sebepleri kendi aralarında anlaşarak belirleyip şirket sözleşmesine koyabilirler. Örneğin; “şirketin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar şirket ortaklığından çıkarılır.” şeklinde bir hüküm şirket sözleşmesine konulabilinir. Bu duruma ilişkin bir Yargıtay kararında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılanan limited şirketin ortakları şirketin paraya ihtiyaçları olmasından bahisle imza taklidi yaptıkları ve şirket hesaplarında para transferlerinin gerçekleşmesi karşısında şirket ortaklığından çıkarılmaları talep ve dava edilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ancak çıkarmaya ilişkin hükümlerin şirket sözleşmesine konulması tamamen ihtiyaridir, ortakların keyfiyetine bağlı olarak bu düzenleme yapılabilir, ayrıca sonradan ortaklıktan çıkarılma sebeplerinden birinin oluşması halinde de şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla (TTK, m.621/f.3) şirket sözleşmesinde değişiklik yapılabilinir. Bununla beraber şirket ortağının çıkarılmasına ilişkin sözleşmede bir hüküm kurulmamışsa ve yahut sözleşmede yer alan sebepler arasında yer almasa dahi, haklı bir sebebin ortaya çıkması durumunda, şirket, ortaklıktan çıkarma davası açabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Avukat Gizem GONCE</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/limited-sirketlerde-cikarilma-kavrami-ve-sebepleri-h1923.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VESAYET ALTINA ALINMIŞ YAŞLININ BAKMAKLA YÜKÜMLÜ YAKININA NAFAKA DAVASI AÇILABİLİR Mİ?</title>
		<link>https://bunehaber.com/vesayet-altina-alinmis-yaslinin-bakmakla-yukumlu-yakinina-nafaka-davasi-acilabilir-mi-h1865.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/vesayet-altina-alinmis-yaslinin-bakmakla-yukumlu-yakinina-nafaka-davasi-acilabilir-mi-h1865.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2023 14:02:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[gizemgonce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=1865</guid>

					<description><![CDATA[Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Vesayet altına alınmış yaşlının bakmakla yükümlü yakınına nafaka davası açılıp açılmayacağı konusunda bilgi vermeye çalışacağım. &#160; &#160; Türk Medeni Kanun’unda dava hakkı detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Şöyle ki; Türk Medeni Kanunu madde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3></h3>
<h3>Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Vesayet altına alınmış yaşlının bakmakla yükümlü yakınına nafaka davası açılıp açılmayacağı konusunda bilgi vermeye çalışacağım.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<h3></h3>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Türk Medeni Kanun’unda dava hakkı detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Şöyle ki;<br />
Türk Medeni Kanunu madde 365- Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın, yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.</h3>
<h3></h3>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Türk Medeni Kanunu’nun 365. Maddesinde de görüldüğü üzere dava hakkı detaylıca düzenlenmiştir.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Nafaka davası, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmi kurumlar veya kamuya yararlı diğer kurumlar tarafından açılabilir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Türk Medeni Kanun’un “Korunmaya muhtaç kişiler” başlıklı 366’ncı maddesi ile korunmaya ihtiyacı olan kişilerin bakımlarının, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanacağı düzenlenmiş ve bu kurumların yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır.</h3>
<h3></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Türk Medeni Kanun’u açısından kurumda kalan yaşlılar için nafaka yükümlüsü hısımlardan nafaka talep etme konusunda bir engel bulunmamaktadır. Bakanlıklara bağlı huzurevleri ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine kabul koşulları arasında yaşlının sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğunun sosyal inceleme raporu ile saptanmış olması koşulu da bulunmaktadır.</h3>
<h3></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Yaşlının bakmakla mükellef yakınından nafaka bağlanması yaşlının sayılan koşullardan “ekonomik yoksunluk” koşulunu kaybetmesine sebebiyet vereceği gibi kurumsal bakım hizmetlerinin sosyal devlet ilkesi gereği karşılanmakta olması nedeni ile faydalı görünmemektedir. Ancak mevcut koşulların vesayet altındaki kişinin alışkın olduğu, kendisine yararlı olan, vesayet altına alınmaması halinde yapmaya devam edeceği bir aktivitesi, hobisi vb. daha doğru bir ifade ile çok temel sosyal ve gelişimsel ihtiyacını karşılayamıyor olması halinde nafaka talep etmek doğru olabilir.</h3>
<h3></h3>
<h3><span style="color: #ff0000;">Avukat Gizem GONCE</span></h3>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/vesayet-altina-alinmis-yaslinin-bakmakla-yukumlu-yakinina-nafaka-davasi-acilabilir-mi-h1865.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VASİNİN GÖREVDEN ALINMA USULÜ NEDİR?</title>
		<link>https://bunehaber.com/vasinin-gorevden-alinma-usulu-nedir-h1505.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/vasinin-gorevden-alinma-usulu-nedir-h1505.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Apr 2023 13:50:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=1505</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Vasinin görevden alınma usulü konusunda bilgi vermeye çalışacağım. Vesayet makamı vasinin kusur veya kastı olmasa dahi vesayet altındakinin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğünü gördüğü takdirde vasiyi görevden alma yetkisine sahiptir. Vasinin ailevi, fiziki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div dir="auto">Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Vasinin görevden alınma usulü konusunda bilgi vermeye çalışacağım.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Vesayet makamı vasinin kusur veya kastı olmasa dahi vesayet altındakinin menfaatlerini tehlikeye düşürdüğünü gördüğü takdirde vasiyi görevden alma yetkisine sahiptir. Vasinin ailevi, fiziki, sosyal ve siyasal sebepler/yetersizlikler nedeniyle görevden alınması mümkündür.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanun’unda vasinin görevinden azil sebepleri detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Şöyle ki;</div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanunu madde 483- Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır. Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanunu’nun 483. Maddesinde de görüldüğü üzere görevinden azil sebepleri detaylıca düzenlenmiştir.</div>
<div dir="auto">Vasi,</div>
<div dir="auto">a) Görevini ağır surette savsaklar,</div>
<div dir="auto">b) Yetkilerini kötüye kullanır veya</div>
<div dir="auto">c) Güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da</div>
<div dir="auto">d) Borç ödemede acze düşerse,</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevden alınmaktadır. Vesayet makamı ancak araştırma yaptıktan ve kendisini dinledikten sonra vasiyi görevden alabilir. Vasi, vesayet altındaki kişinin menfaatlerini korumadaki yetersizliği nedeni ile risk yarattığının görülmesi halinde de gerekli görülmesi halinde vasilik görevinden alınabilir. Yukarıda sayılan durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi vasiyi görevinden alma yetkisine sahiptir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanun’unda vasinin görevden alınma usulü detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Şöyle ki;</div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanunu madde 484- Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi veya her ilgili, vasinin görevden alınmasını isteyebilir. Görevden alınmayı gerektiren sebebin varlığını başka bir yoldan öğrenen vesayet makamı, vasiyi re ‘sen görevden almakla yükümlüdür.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Vasinin azledilmesi konusunda görevli mahkeme vesayet makamı olan vasiyi tayin eden mahkemedir. Yetkili mahkeme ise vasi tayin edilen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin mahkemeden izin almadan değiştirilmesi halinde yetkili mahkeme halen eski yerleşim yerindeki mahkeme olmaktadır. Ancak yetkili vesayet makamı yerleşim yeri değişikliğine sonradan onay verirse yani fiili durumu onaylarsa onay tarihinde yetkisi sona ereceğinden, vasinin görevden alınma isteklerine bakacak olan yetkili mahkeme sonradan yetkili hale gelen fiili yerleşim yeri vesayet makamı olmaktadır. Vasinin görevden alınma talebi mahkemece yapılacak duruşma neticesinde karara bağlanmaktadır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Türk Medeni Kanun’unun 485. maddesine göre vesayet makamı ancak vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir. Mahkeme delilleri toplamalı ve vasiyi dinlemelidir. Mahkeme ileri sürülen sebeplerle bağlı değildir. İnceleme sırasında vasinin görevden alınmasına sebebiyet verecek kendisine bildirilmemiş başkaca bir sorunun varlığını gördüğü takdirde, vasinin görevden alınmasına karar verme yetkisine sahiptir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><span style="color: #ff0000;">Avukat Gizem GONCE</span></div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/vasinin-gorevden-alinma-usulu-nedir-h1505.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KISITLININ ÖLÜMÜ HALİNDE VASİNİN RAPOR VE HESAPLARININ İNCELENMESİ</title>
		<link>https://bunehaber.com/kisitlinin-olumu-halinde-vasinin-rapor-ve-hesaplarinin-incelenmesi-h1219.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/kisitlinin-olumu-halinde-vasinin-rapor-ve-hesaplarinin-incelenmesi-h1219.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Apr 2023 10:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avukatgizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=1219</guid>

					<description><![CDATA[Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Kısıtlının ölümü halinde vasinin rapor ve hesapların kabul ve reddedilmesinin sonuçları konusunda bilgi vermeye çalışacağım. Türk Medeni Kanun’unda vesayetin sona ermesinin sonuçları başlığı altında kesin hesap ve malvarlığının teslimi detaylı bir şekilde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Kısıtlının ölümü halinde vasinin rapor ve hesapların kabul ve reddedilmesinin sonuçları konusunda bilgi vermeye çalışacağım.</p>
<p>Türk Medeni Kanun’unda vesayetin sona ermesinin sonuçları başlığı altında kesin hesap ve malvarlığının teslimi detaylı bir şekilde düzenlenmiştir.</p>
<p>Şöyle ki;<br />
Türk Medeni Kanunu madde 489- Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu’nun 489. Maddesinde de görüldüğü üzere vasilik görevinin son bulması halinde vasinin hesap ve malvarlığı konusundaki yapması gerekenler detaylıca düzenlenmiştir.</p>
<p>Kısıtlının ölümü halinde vesayet kendiliğinden sona ermektedir. Türk Medeni Kanun’un 489. maddesi uyarınca görevi sona eren vasinin, raporlanmamış son döneme ait raporunu ve hesabı vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine ibraz etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Türk Medeni Kanun’u uyarınca vasi, malvarlığını teslim etmek üzere hazır bulundurmalıdır. Vasi, vesayet altındakinin ölümünü takip eden 15 gün içerisinde tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Vasinin düzenlediği son raporda; varsa ölüm sırasındaki malvarlığı dökümü (gayrimenkul, menkul mallar yüzük, kolye gibi kişisel tüm eşyalar) varsa banka hesabı bilgileri yer almalıdır.</p>
<p>Malvarlığında meydana gelen artış ve eksilmeler, vesayet altındakine yapılan masraflar, elde edilen gelirler ayrıca gösterilmeli ve varsa ilgili belgeler rapora eklenerek vesayet makamına yazılı olarak ibraz edilmelidir. Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi, ara dönem raporlarını verildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde, ölüm halinde verilen raporu ise 15 gün içerisinde raporu inceler.</p>
<p>Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hakiminin incelemesini yaparken iyi bir yönetimden beklenen tüm özenin gösterildiğine kanaat getirdiği takdirde vasinin hazırladığı raporu onayladığı uygulamada görülmektedir. Uygulamada vasinin düzenlediği raporun uygunluk denetimi mahkemece tayin edilen bilirkişi tarafından yapılmaktadır. Bilirkişi raporuna göre bir eksik ya da uygunsuzluk saptanmış olması halinde vasinin işbu rapora karşı beyanlarından sonra mahkemece konu değerlendirilerek bir neticeye varılmaktadır. Bilirkişi raporunun kabulünden sonra vesayet altındaki kişinin malvarlığı mirasçılarına teslim edilmektedir.</p>
<p>Vasilik görevinin vesayet altındaki kişinin ölümü ile sona ermesi halinde vasi tarafından sunulması gereken rapor ve hesapların süresi içerisinde hiç sunulmaması veya eksik sunulup da verilen süreye rağmen tamamlanmaması veya sunulan rapor ve kesin hesaba göre vasinin sorumluluğunun doğduğuna karar verilmesi halinde vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından son rapor ve hesabın reddine karar verilmektedir. Vesayet altındaki kişinin her hangi bir malvarlığı ve raporlanacak bir şeyinin bulunmaması halinde bunun da bir rapor şeklinde vesayet makamına yazılı olarak sunulması gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Avukat Gizem GONCE</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/kisitlinin-olumu-halinde-vasinin-rapor-ve-hesaplarinin-incelenmesi-h1219.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılar Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Yaparak Bakılacağı Kuruma Belirli Mal Vasiyeti Yapabilir Mi?</title>
		<link>https://bunehaber.com/yaslilar-olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-yaparak-bakilacagi-kuruma-belirli-mal-vasiyeti-yapabilir-mi-h954.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/yaslilar-olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-yaparak-bakilacagi-kuruma-belirli-mal-vasiyeti-yapabilir-mi-h954.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 09:42:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[avukatgizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[gizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=954</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Kısıtlının yaşlı olması halinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılması suretiyle bakıldığı kuruma belirli mal vasiyeti yapıp yapamayacağı konusu hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk Medeni Kanun’unda vesayetin sona ermesinin sonuçları başlığı altında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bu hafta gazetenin bana ayrılan bölümünde sizlere çok önemli bir konuyu izah etmeye çalışacağım. Sizlerin de bildiği gibi vasi olmanın önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Kısıtlının yaşlı olması halinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılması suretiyle bakıldığı kuruma belirli mal vasiyeti yapıp yapamayacağı konusu hakkında bilgi vermeye çalışacağım.</p>
<p>Türk Medeni Kanun’unda vesayetin sona ermesinin sonuçları başlığı altında kesin hesap ve malvarlığının teslimi detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Şöyle ki;<br />
Türk Medeni Kanunu madde 489- Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermekle yükümlü olduğu gibi; malvarlığını vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu’nun 489. Maddesinde de görüldüğü üzere vasilik görevinin son bulması halinde vasinin hesap ve malvarlığı konusundaki yapması gerekenler detaylıca düzenlenmiştir.</p>
<p>Kısıtlının ölümü halinde vesayet kendiliğinden sona ermektedir. Türk Medeni Kanun’un 489. maddesi uyarınca görevi sona eren vasinin, raporlanmamış son döneme ait raporunu ve hesabı vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine ibraz etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Türk Medeni Kanun’u uyarınca vasi, malvarlığını teslim etmek üzere hazır bulundurmalıdır. Vasi, vesayet altındakinin ölümünü takip eden 15 gün içerisinde tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Vasinin düzenlediği son raporda; varsa ölüm sırasındaki malvarlığı dökümü (gayrimenkul, menkul mallar yüzük, kolye gibi kişisel tüm eşyalar) varsa banka hesabı bilgileri yer almalıdır. Malvarlığında meydana gelen artış ve eksilmeler, vesayet altındakine yapılan masraflar, elde edilen gelirler ayrıca gösterilmeli ve varsa ilgili belgeler rapora eklenerek vesayet makamına yazılı olarak ibraz edilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi, ara dönem raporlarını verildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde, ölüm halinde verilen raporu ise 15 gün içerisinde raporu inceler.<br />
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tanımı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 611. maddesinde detaylı olarak düzenlenmiştir. Şöyle ki;</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu madde 611- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.</p>
<p>Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin devredilemezlik, iflas ve haciz hâlinde uygulanacak usul 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unda detaylı olarak düzenlenmiştir. Şöyle ki;</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu madde 619- Bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez. Bakım borçlusunun iflası hâlinde bakım alacaklısı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anapara değerine eşit bir parayı, iflas masasına alacak kaydettirme hakkını elde eder. Bakım alacaklısı, bu alacağını karşılamak üzere, üçüncü kişilerce borçluya karşı yürütülmekte olan hacze katılabilir.<br />
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras sözleşmesi şeklinde yani resmi senet olarak noter kanalıyla, sulh hukuk hâkimi, tapu memuru veya görevlendirilmiş memur önünde yapılmadıkça geçerli kabul edilmemektedir.</p>
<p>Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekli 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 612. maddesinde detaylı olarak düzenlenmiştir. Şöyle ki;</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu madde 612- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir. Şeklinde düzenlenmiştir.<br />
Görüldüğü üzere ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılmasında birtakım şekil şartları getirilmiştir. Bu şartlara uygunluğa dikkat edilmesi halinde ölünceye bakma sözleşmesinin yapılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Avukat Gizem GONCE</span></strong></p>
<p><strong>gizemgnce@hotmail.com</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/yaslilar-olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-yaparak-bakilacagi-kuruma-belirli-mal-vasiyeti-yapabilir-mi-h954.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OTURMA İZNİ (İKAMET İZNİ) NEDİR VE NASIL ALINIR</title>
		<link>https://bunehaber.com/oturma-izni-ikamet-izni-nedir-ve-nasil-alinir-h733.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/oturma-izni-ikamet-izni-nedir-ve-nasil-alinir-h733.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Gizem Gonce]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 13:11:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[avgizemgonce]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[gizemgonce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=733</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Siz değerli okuyucularımıza bu yazımızda Oturma İzni (İkamet İzni) nedir, oturma izni (İkamet İzni) nasıl alınır, gerekli belgeler nelerdir, konularında bilgi vermeye çalışacağız. &#160; Oturma İzni (İkamet İzni) Nedir? &#160; Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da 90 günden fazla kalacak yabancıların oturma izni (ikamet izni) almaları zorunludur. Oturma izni, Göç İdaresi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Siz değerli okuyucularımıza bu yazımızda Oturma İzni (İkamet İzni) nedir, oturma<br />
izni (İkamet İzni) nasıl alınır, gerekli belgeler nelerdir, konularında bilgi vermeye<br />
çalışacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oturma İzni (İkamet İzni) Nedir?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’de vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da 90 günden fazla kalacak yabancıların oturma izni (ikamet izni) almaları zorunludur. Oturma izni, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenir ve ilgili yabancıya Türkiye’de belirli süreliğine, belirli bir yerde yaşama hakkı sağlamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oturma İzni (İkamet İzni) Nasıl Alınır?</p>
<p>Oturma İzni (İkamet İzni) Nereden Alınır ve Kimler Başvurabilir?</p>
<p>İkamet izni başvuruları Göç İdaresi’nin web sitesi (www.e-ikamet.goc.gov.tr) üzerinden çevrimiçi olarak yapılabilmektedir.</p>
<p>Oturma İzni Almak İçin Randevu</p>
<p>Oturma İzni (İkamet İzni) Almak İçin Gerekli Belgeler</p>
<p>Tüm İkamet İzinleri İçin Ortak Belgeler</p>
<p>1) İkamet İzni Başvuru Formu (Yabancı ve/veya yasal temsilcisi tarafından imzalanmalıdır.)</p>
<p>2) Pasaport veya pasaport yerine geçen belgenin fotokopisi (Kimlik bilgileri ve fotoğrafın bulunduğu sayfa ile giriş-çıkış ve vize bilgilerini gösterir işlem gören sayfalar) (Belgenin aslı randevu gününde yanınızda bulunmalıdır.)</p>
<p>3) Dört adet biyometrik fotoğraf (Son 6 ay içinde çekilmiş, fonu beyaz ve biyometrik olmalıdır.)</p>
<p>4) Kalınacak sürede yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olunduğuna dair beyan (Başvuru formunda beyan edilir. İdare başvurandan destekleyici belge isteyebilir.)</p>
<p>5) İkamet harcı ve kart bedelinin ödendiğini gösterir belgeler/makbuzlar</p>
<p>6) Geçerli sağlık sigortası (Sigorta süresi, istenilen ikamet izni süresini kapsamalıdır. Aşağıdakilerden biri yeterli sayılır):</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>• İkili sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanıldığına dair il sosyal güvenlik birimlerinden alınan e-imzalı/imzalı ve kaşeli/mühürlü belge<br />
• Sosyal Güvenlik Kurumundan alınmış e-imzalı/imzalı ve kaşeli/mühürlü provizyon belgesi (SGK’dan getirilecek provizyon belgeleri aile ikamet izinlerinde hem destekleyici, hem de aile bireylerini kapsayacak biçimde olmalıdır.)<br />
• Sosyal Güvenlik Kurumuna genel sağlık sigortalısı olmak için yapılan başvuruya dair e-imzalı/ imzalı ve kaşeli/mühürlü belge<br />
• Özel sağlık sigortası (Başvuru sırasında sigorta poliçenizin imzalı ve kaşeli/mühürlü aslını ibraz etmeniz gerekmektedir.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>7) Adres Kayıt Sistemine kayıtlı olduğunu gösteren belge (Adres kayıt sistemine kayıtlı olunması halinde) İl/ilçe nüfus müdürlüklerinden alınacak e-imzalı/imzalı ve kaşeli/mühürlü veya e-devlet sisteminden (www.turkiye.gov.tr) alınacak “Yerleşim Yeri Belgesi”)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>8) Kalınacak Yeri Gösteren Belge (Aşağıdakilerden biri yeterli sayılır)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>• Kendi evinizde kalıyorsanız, tapu fotokopisi; (Uzatma başvurularında “yerleşim yeri belgesi” yeterlidir.) o Kira sözleşmesi ile kalıyorsanız, kira sözleşmenizin noter onaylı örneği;<br />
• Otel vb. konaklama yerlerinde kalıyorsanız, bu yerlerde kaldığınıza dair belgeler;<br />
• Öğrenci yurtlarında kalıyorsanız, yurtta kaldığınıza dair e-imzalı/imzalı ve mühürlü/kaşeli belge, o Üçüncü kişinin yanında kalıyorsanız, yanında kalınan kişinin noter onaylı taahhüdü (Yanında kalınan kişinin evli olması halinde ayrıca eşinin de noter onaylı taahhüdü)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Avukat Gizem GONCE</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>gizemgnce@hotmail.com</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/oturma-izni-ikamet-izni-nedir-ve-nasil-alinir-h733.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
