<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bunehaber &#8211; Bu Ne Haber</title>
	<atom:link href="https://bunehaber.com/tag/bunehaber/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bunehaber.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jan 2026 20:54:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kadın hakimi vuran savcının daha önce görev yaptığı büro şok etkisi yarattı</title>
		<link>https://bunehaber.com/kadin-hakimi-vuran-savcinin-daha-once-gorev-yaptigi-buro-sok-etkisi-yaratti-h6938.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/kadin-hakimi-vuran-savcinin-daha-once-gorev-yaptigi-buro-sok-etkisi-yaratti-h6938.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 20:53:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[3.Sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Savcısı]]></category>
		<category><![CDATA[güncel haber]]></category>
		<category><![CDATA[güncelhaberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakim]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Son Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika haber]]></category>
		<category><![CDATA[sondakikagelişmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6938</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Kartal&#8217;daki Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi&#8217;nde kadın hakim Aslı Kahraman&#8217;ı silahla vuran Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan&#8217;ın geçmişte Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu&#8217;nda görev yaptığı iddia edildi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi&#8217;nde (istinaf) görevli üye kadın hakim A.K. (45), istinaftaki odasında tartışma yaşadığı Anadolu Adliyesi&#8217;nde görevli savcı M.Ç.K. (33) tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 id="spot" class="mt10 haber_ozet">İstanbul Kartal&#8217;daki Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi&#8217;nde kadın hakim Aslı Kahraman&#8217;ı silahla vuran Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan&#8217;ın geçmişte Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu&#8217;nda görev yaptığı iddia edildi.</h2>
<div class="news-detail-container">
<div class="left-block">
<div class="wrapper detay-v3_3 haber_metni">
<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf 23. Ceza Dairesi&#8217;nde (istinaf) görevli üye kadın hakim A.K. (45), istinaftaki odasında tartışma yaşadığı Anadolu Adliyesi&#8217;nde görevli savcı M.Ç.K. (33) tarafından silahla vuruldu.</p>
</div>
<h3>VURULAN HAKİMİN HAYATİ TEHLİKESİ YOK</h3>
<p>İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı hakim, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Kasığından yaralanan hakimin hayati tehlikesinin bulunmadığı ve ameliyata alınacağı öğrenildi.</p>
</div>
<h3>SAVCI GÖZALTINA ALINDI</h3>
<p>Olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Gözaltına alınan savcı M.Ç.K. ise işlemleri için Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine götürüldü. Hakkında &#8220;kasten öldürmeye teşebbüs&#8221; suçundan işlem başlatılan savcının yarın İstanbul Adliyesi&#8217;ne sevk edileceği bildirildi.</p>
<p>Soruşturma kapsamında yapılan çalışmada, şüpheli savcı ile hakimin geçmişte Anadolu Adliyesi&#8217;nde asliye ceza mahkemesinde birlikte görev yaptıkları öğrenildi.</p>
</div>
<h3>&#8220;KADINA ŞİDDETİN ÖNLENMESİ BÜROSU&#8217;NDA GÖREV YAPTI&#8221; İDDİASI</h3>
<p>Öte yandan dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. Gazeteci Halil Sadri Yılmaz, savcının 2022-24 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Kadına Şiddetin Önlenmesi Bürosu&#8217;nda görev yaptığını iddia etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Merkez Haber</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/kadin-hakimi-vuran-savcinin-daha-once-gorev-yaptigi-buro-sok-etkisi-yaratti-h6938.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇALIŞMAYA ÇALIŞAN GAZETECİLER</title>
		<link>https://bunehaber.com/calismaya-calisan-gazeteciler-h6914.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/calismaya-calisan-gazeteciler-h6914.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2026 18:14:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[10ocakçalışangazetecilergünü]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[hakan öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6914</guid>

					<description><![CDATA[&#160; ​Takvimler 10 Ocak’ı gösterdiğinde, ekranlarda ruhu okşayan kutlama görüntüleri, telefonlarda &#8220;GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN&#8221; mesajları, basın camiasını onore eden plaketler, günün anlam ve önemine istinaden yazılar, sözler v.s. v.s. Oysa bu günün hikayesi, bir bayram kutlamasından çok, bir direnişin ve &#8220;hak mücadelesinin&#8221; adıdır. ​Hani derler ya; &#8220;Bazı mesleklerin mesaisi yoktur.&#8221; Gazetecilik tam da budur işte. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>​Takvimler 10 Ocak’ı gösterdiğinde, ekranlarda ruhu okşayan kutlama görüntüleri, telefonlarda &#8220;GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN&#8221; mesajları, basın camiasını onore eden plaketler, günün anlam ve önemine istinaden yazılar, sözler v.s. v.s.</p>
<p>Oysa bu günün hikayesi, bir bayram kutlamasından çok, bir direnişin ve &#8220;<strong>hak mücadelesinin</strong>&#8221; adıdır.</p>
<p>​Hani derler ya; &#8220;Bazı mesleklerin mesaisi yoktur.&#8221; Gazetecilik tam da budur işte. Herkes gece uykusundayken, saat sabahın 05.00’inde dünyaya bir pencere açmaya çalışan, sıcak evinde kahvesini yudumlayanlara haberi ulaştırmak için savaşın ortasında, depremin enkazında, stadın yağmurunda ömür tüketenlerin adıdır basın.</p>
<p>​Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün o meşhur deyimiyle, &#8220;<strong>Basın, ulusun ortak sesidir.</strong>&#8221; Bu ses, kimi zaman bir çığlığın duyulması, kimi zaman ulaşılması imkânsız sanılan bürokrasinin kulaklarına giden o tek frekanstır. Halkın haber alma özgürlüğü, bir toplumun can damarıdır.</p>
<p>​Ancak bu damar, tarih boyunca hep bir &#8220;günah keçisi&#8221; aranırken zedelenmiştir. Birilerinin kirliliğini, hatasını, yanlışını ortaya döken kalem; suçluymuş gibi adliye koridorlarında koşturulmuş, baskı altına alınmaya çalışılmıştır. Mesleğin içinde suistimal edenler olsa da, bu durumun cefakâr çoğunluğa atfedilmesi en büyük haksızlıktır.</p>
<p>​10 Ocak’ın kökleri 1961 yılına dayanır. Gazetecilerin çalışma haklarını iyileştiren<strong> 212 sayılı</strong> yasa çıktığında, bazı güç odakları bu yasayı protesto etmek için &#8220;<strong>gazete çıkarmama</strong>&#8221; kararı almıştı. İşte o gün basın emekçileri; patronların boykotuna inat, kendi imkânlarıyla &#8220;<strong>BASIN</strong>&#8221; gazetesini çıkararak halkı habersiz bırakmadılar.</p>
<p>​O gün adı &#8220;<strong>Çalışan Gazeteciler Bayramı&#8221;</strong>ydı. Sonrasında ise hakların budanması, çalışma koşullarının ağırlaşmasıyla o &#8220;bayram&#8221; kelimesi yorgun düştü; geriye sadece &#8220;<strong>Çalışan Gazeteciler Günü&#8221;</strong> kaldı.</p>
<p>​Bugün gazetecilik; şöhret merdivenlerinde hızlı tırmanışlara değil, entelektüel birikime ve sabra dayalı bir alçak gönüllü deneyim olması gerekirken, ne yazık ki sosyal güvenliksiz &#8220;gemisini kurtaran kaptan&#8221; yarışına dönüştürülmek isteniyor.</p>
<p>​<strong>Bizim en büyük silahımız kalemimizdir</strong>. Bu silah doğru kullanılırsa bir ulusa ışık, mazluma yoldaş olur. Lâkin taraflı ve yanlış kullanılırsa, toplumun o en büyük sığınağı olan &#8220;güven duvarı&#8221; harap olur.</p>
<p>Bir savaşın ortasında mermilerin ve bombaların arasında ölümü koklayarak haber ulaştıran o muhabirlerin kahramanlığı, aslında bu mesleğin özünde yatan o sarsılmaz iradenin kanıtıdır. Onların işi; olayları, belgeleri derleyip tarafsızca halka sunmaktır. Çünkü demokratik bir toplumun oksijeni, özgür basındır.</p>
<p>​<strong>Son Söz&#8230;</strong></p>
<p>​Zor şartlar altında toplumun aydınlatılması gibi kutsal bir görevi yerine getiren, vefat eden meslektaşlarımızı rahmetle anarken, sahadaki tüm yol arkadaşlarımıza selam olsun.</p>
<p><strong>​10 Ocak, bir protokol günü değil; kalemin namusunu, emeğin değerini ve halkın gerçeğe ulaşma hakkını yeniden hatırlama günüdür.</strong></p>
<p>​Tüm ulusal ve yerel basın camiamızın, gerçek anlamda &#8220;bayram&#8221; tadında çalışabileceği günlere kavuşması dileğiyle; <strong>10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6916" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gzt.jpeg" alt="" width="1024" height="1022" srcset="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gzt.jpeg 1024w, https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gzt-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><em>Görsel yapay zeka ile tasarlanmıştır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/calismaya-calisan-gazeteciler-h6914.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiyatro Mahal’in sezon oyunu FOSFORLU MAVRA</title>
		<link>https://bunehaber.com/tiyatro-mahalin-sezon-oyunu-fosforlu-mavra-h6881.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/tiyatro-mahalin-sezon-oyunu-fosforlu-mavra-h6881.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 23:47:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ayar dergi]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[erkan kocaman]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kamer yıldız ok]]></category>
		<category><![CDATA[kültür sanat edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro mahal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6881</guid>

					<description><![CDATA[İki yaralı aşığın kavuşamama hikâyesi… İki yamalı hayatın birleşememe tutkusu… &#160; Erkan Kocaman’ın kaleme aldığı Fosforlu Mavra tiyatro oyunu bizlere; kimsesizlik, yıkım, bir türlü gidememe, hiçbir yerde kalamama hikâyelerinin içinde, yaşamın kıyısına saklanmış Yazgı ve Zemheri karakterlerinin yıllar sonra garip, tutuk, yaralı karşılaşmasını anlatıyor. &#160; &#160; Yönetmen Kamer Yıldız Ok ise hikâyenin derinliğine; kelimelerin duygularla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki yaralı aşığın kavuşamama hikâyesi…<br />
İki yamalı hayatın birleşememe tutkusu…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erkan Kocaman</strong>’ın kaleme aldığı <strong>Fosforlu Mavra</strong> tiyatro oyunu bizlere; kimsesizlik, yıkım, bir türlü gidememe, hiçbir yerde kalamama hikâyelerinin içinde, yaşamın kıyısına saklanmış Yazgı ve Zemheri karakterlerinin yıllar sonra garip, tutuk, yaralı karşılaşmasını anlatıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6883" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/fsr.jpeg" alt="" width="767" height="511" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yönetmen <strong>Kamer Yıldız Ok</strong> ise hikâyenin derinliğine; kelimelerin duygularla yoğrulduğu, gerçekçi, ötekinin gözünden yorumlanan “kara bir hikâye” mottosuyla yaklaşıyor. Oyunun zamanı, gerçek zamanla bir ilerliyor; aşk, tutku, bakış, nefes…</p>
<p>İnatçı, duygusu tutkulu, dediğim dedik Yazgı karakterine <strong>Elif Moroğlu</strong>, saklanan, kaba, duyguları karman çorman Zemheri karakterine <strong>Erkan Kocaman</strong> hayat veriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6884" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/fff.jpeg" alt="" width="716" height="477" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oyunun biçemi dil, zaman, yorumlanış olarak gerçekle örtüşürken, müzikleri de çağın doğu ve batı senteziyle harmanlanmış lirik bir yorumlanışla aşk temasına vurgu yapıyor. Şarkıların sözleri yönetmen Kamer Yıldız Ok’a, müzik tasarımı ise <strong>Adnan Girgin</strong> ve <strong>Atahan Gökdel</strong>’e ait. Dekor Tasarımı parçalı ve soyuta yakın, oyunun sıkışmışlığına hizmet eden bir formda <strong>Pınar Ketenci</strong> tarafından; oyunun Kostüm Tasarımı ise atmosferin, hikâyenin rengine uyumlu <strong>Anna Evcimen</strong> tarafından tasarlanmış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6885" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/ff.jpeg" alt="" width="702" height="468" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Işık Tasarımı ise aynı zamanda yönetmen yardımcısı olan <strong>Derin Su Aslan</strong> tarafından vurucu, oyunun tutkusuyla örtüşen fosforlu, hüzünlü bir yaratımla tasarlanmış. Oyun tanıtımı için Fotoğraf Tasarımını üstlenen <strong>Alihan Aşı</strong>; dış mekân çekimleri için İzmir’in Darağaç bölgesinin kayıp dokusunu seçerken; Afiş Tasarımını ise hikâyenin kırıklığına, kederine vurgu yaparak Fosforlu mekânın yıkılmadan öncesi ve sonrası olarak tasarlayarak <strong>Doğukan Aslan</strong> üstleniyor.</p>
<p>Oyun; şarkı söylediği mekân günümüzün dönüşümüne yenik düşerek yıkılan şarkıcı Yazgı’nın gidemeyişi, Basmane sokaklarında büyümüş, bildiği tek şey kaçmak olan Zemheri’ninse kalamayışı arasında bizlere sıkışmışlığı, aşkı, var olma inadını, yok olan mahalle değerleri anlatıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6886" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/fsrrr.jpeg" alt="" width="625" height="893" /></p>
<p><strong>En Yakın Oyun Tarihi:</strong><br />
<strong>İZMİR</strong><br />
<strong>Yer: Konak NHKM</strong><br />
<strong>Saat: 20.30</strong><br />
<strong>13 Ocak Salı 2026</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6887" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/drg.jpeg" alt="" width="723" height="1023" /></p>
<p><strong>Özet:</strong><br />
“YAZGI- Beni görünce mi kötü oldun sen?<br />
ZEMHERİ- Seni gördükten sonra hiç iyi olmadım ben!”</p>
<p>Kesik… Çığlıklar… Fosforlu ışıklar… Paslı demirler…<br />
Bir zamanlar şarkıların âşıkları sardığı fosforlu mekânın harabesi artık Yazgı’nın çatısız evidir.<br />
Yazgı; sahne aldığı mekân yıkıldığından beri, yıkıntılar arasında sıkışıp kalmış; ne gidebilmiş ne de kalabilmiştir.<br />
Kadınlar… Adamlar… Hikâyeler…<br />
Zemheri, oradan oraya savrulduktan sonra Basmane sokaklarına dönmüş dönmesine ama Yazgı’yı ne bulabilmiş ne de kaybetmiştir.<br />
Demir tellerin içinde geçmiş ve şimdinin arasındadırlar.<br />
Yazgı’nın artık yıkık dökük viraneden gitmesinin, Zemheri’nin de kalacak yerini bulmasının zamanıdır.<br />
İki yaralı, birbirine ya yuva olacaktır ya da yama…<br />
Burada… Fosforlu Mavra’da…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6888" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/drf.jpeg" alt="" width="690" height="976" /></p>
<p>Yaratıcı Ekip<br />
Yazan ERKAN KOCAMAN<br />
Yöneten KAMER YILDIZ OK<br />
Oyuncular ELİF MOROĞLU • ERKAN KOCAMAN<br />
Yönetmen Yardımcısı DERİN SU ASLAN<br />
Kostüm Tasarımı ANNA EVCİMEN<br />
Müzik Tasarımı ATAHAN GÖKDEL • ADNAN GİRGİN<br />
Şarkı Sözleri KAMER YILDIZ OK<br />
Işık Tasarımı DERİN SU ASLAN<br />
Dekor Tasarımı PINAR KETENCİ<br />
Fotoğraf Tasarımı ALİHAN AŞI<br />
Afiş Tasarımı DOĞUKAN ASLAN</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: Ayar Dergi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/tiyatro-mahalin-sezon-oyunu-fosforlu-mavra-h6881.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gamze Uçar: &#8221; Enver Bey, ince zekasıyla çağımıza güçlü bir ayna tutan güzel bir oyun kaleme aldı&#8221;</title>
		<link>https://bunehaber.com/gamze-ucar-enver-bey-ince-zekasiyla-cagimiza-guclu-bir-ayna-tutan-guzel-bir-oyun-kaleme-aldi-h6871.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/gamze-ucar-enver-bey-ince-zekasiyla-cagimiza-guclu-bir-ayna-tutan-guzel-bir-oyun-kaleme-aldi-h6871.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 21:59:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ayar dergi]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[dergi]]></category>
		<category><![CDATA[enver aysever]]></category>
		<category><![CDATA[gamze uçar]]></category>
		<category><![CDATA[kültür sanat edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[makul şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro iyileştirir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6871</guid>

					<description><![CDATA[Enver Aysever&#8217;in yazıp yönettiği &#8220;Mâkul Şüpheli &#8221; oyunun oyuncularından Gamze Uçar; Ayar Dergi okuyucuları için oyunu Gazeteci Dilek Bozkurt &#8216;a anlattı. &#160; &#160; &#160; Uçar yaptığı açıklamada; &#8221; “Mâkul Şüpheli”, sadece sahnede değil, seyircinin zihninde ve duygusunda da devam eden, sorular bırakan bir oyun. İçine dahil olmaktan büyük gurur duyuyorum. Şimdi en güzeli ve heycanlı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enver Aysever&#8217;in yazıp yönettiği &#8220;Mâkul Şüpheli &#8221; oyunun oyuncularından Gamze Uçar; Ayar Dergi okuyucuları için oyunu Gazeteci Dilek Bozkurt &#8216;a anlattı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6876" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/g.jpeg" alt="" width="628" height="942" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uçar yaptığı açıklamada; &#8221; “Mâkul Şüpheli”, sadece sahnede değil, seyircinin zihninde ve duygusunda da devam eden, sorular bırakan bir oyun. İçine dahil olmaktan büyük gurur duyuyorum. Şimdi en güzeli ve heycanlı olan bölümü seyirciyle buluşma zamanı&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6872" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/ggg.jpeg" alt="" width="675" height="1013" /></p>
<p><em>Gamze UÇAR</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ENVER BEY, İNCE ZEKASIYLA ÇAĞIMIZA GÜÇLÜ BİR AYNA TUTAN GÜZEL BİR OYUN KALEME ALDI.</strong></p>
<p>Uzun zaman sonra sahnede olmanın kendisi için tarifsiz bir heyecanı olduğunu vurgulayan Uçar; &#8221; “Mâkul Şüpheli”, hem oyuncu hem de insan olarak bana çok şey söyleyen bir metin oldu. Günümüzün görünmez baskılarını, “makul” olma zorunluluğunu ve bireyin özgürlük arayışını mizahi ve çarpıcı bir dille anlatan bir oyun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6873" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/dslkgsdfgd-1.jpeg" alt="" width="752" height="501" /></p>
<p><em>Enver AYSEVER</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu süreçte en büyük şansım hatta şansımız harika bir ekiple bir araya gelmekti. Hepimiz kısa sürede, yoğun bir özveriyle ve büyük bir uyum içinde çalıştık. Birbirimizi prova sürecinde besledik, güldük, düşündük, zorlandık ama hep oyunun ruhunu koruduk.</p>
<p>Enver Bey, ince zekâsıyla çağımıza güçlü bir ayna tutan güzel bir oyun kaleme aldı. Onun vizyonu ve yönlendirmeleri bu çalışmayı çok keyifli ve öğretici kıldı&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6874" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gjkdgd-1.jpeg" alt="" width="762" height="508" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6877" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gmze.jpeg" alt="" width="775" height="1096" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber : Dilek Bozkurt<br />
Kaynak: Ayar Dergi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/gamze-ucar-enver-bey-ince-zekasiyla-cagimiza-guclu-bir-ayna-tutan-guzel-bir-oyun-kaleme-aldi-h6871.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kedi Otizm Derneği Başkanı Serap Dikmen: &#8221; Özel Eğitim Bir Gider Kalemi Olarak Görülmemeli!&#8221;</title>
		<link>https://bunehaber.com/kedi-otizm-dernegi-baskani-serap-dikmen-ozel-egitim-bir-gider-kalemi-olarak-gorulmemeli-h6864.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/kedi-otizm-dernegi-baskani-serap-dikmen-ozel-egitim-bir-gider-kalemi-olarak-gorulmemeli-h6864.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 16:39:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[kedi otizm derneği]]></category>
		<category><![CDATA[mebsis]]></category>
		<category><![CDATA[özel gereksinim]]></category>
		<category><![CDATA[serap dikmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6864</guid>

					<description><![CDATA[1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla  MEBBİS sistemindeki radikal bir değişiklikle şok yaşayan aileler uygulamaya tepki göstermeye başladı.   Milli Eğitim Bakanlığı’nın dijital altyapısında hayata geçirilen teknik bir güncelleme, sistem ekranlarında beliren &#8220;Sadece 0-26 yaş aralığına eğitim verilebilir&#8221; ibaresi, 27 yaşından gün almış binlerce özel gereksinimli bireyin eğitim sürecini tek bir tuşla sonlandırdı. Otizm camiasından sesler yükselirken [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla  MEBBİS sistemindeki radikal bir değişiklikle şok yaşayan aileler uygulamaya tepki göstermeye başladı.   Milli Eğitim Bakanlığı’nın dijital altyapısında hayata geçirilen teknik bir güncelleme, sistem ekranlarında beliren &#8220;Sadece 0-26 yaş aralığına eğitim verilebilir&#8221; ibaresi, 27 yaşından gün almış binlerce özel gereksinimli bireyin eğitim sürecini tek bir tuşla sonlandırdı. Otizm camiasından sesler yükselirken , KEDİ (Kabul, Eşitlik, Dahil olma, İstihdam) Otizm Derneği basın açıklaması yayımladı.</p>
<p>Yapılan açıklamada; &#8221; 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın MEBBİS sisteminde yapılan teknik bir düzenleme, Türkiye’deki binlerce otizmli yetişkin ve ailesini derinden etkileyen bir krize yol açtı. Sistemde beliren “Sadece 0-26 yaş aralığına eğitim verilebilir” uyarısı, 27 yaş ve üzerindeki özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırdı&#8221; vurgusu yapıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÖZEL EĞİTİM BİR GİDER KALEMİ OLARAK GÖRÜLMEMELİ</strong></p>
<p>Gazeteci Dilek Bozkurt &#8216;a konuşan Kedi Otizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Serap Dikmen</strong> ; &#8221; Yaş sınırı uygulaması derhal kaldırılmalıdır. Yıllardır her ortamda, her fırsatta dile getiriyoruz, dinliyorlar, hak veriyorlar ama hem uygulamıyor, hem de tam aksi kararlara imza atıyorlar.</p>
<p>Özel gereksinimli bireylere bireysel ihtiyaçlarına göre yaşam boyu eğitim olanaklarını sağlanmalı. Alanda çalışan STK’lar ile etkin görüşmeler yaparak kalıcı çözümler üretilmeli. Özel eğitim bir gider kalemi olarak görülmemeli. Aileler için de psikolojik destek alabilecekleri yapılar kurulmalı.</p>
<p>Özellikle, otizm gibi nörogelişimsel farklılıklar, çocuklukla sınırlı olmayıp yaşam boyu sürüyor, dolayısıyla destek ihtiyacı da yaşam boyu devam ediyor. Bu konu sadece bir bütçe meselesi değil, temel insan hakları ve toplumsal sorumluluk meselesidir. Özel eğitim, ertelenebilecek veya tasarruf edilebilecek bir alan değildir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6866" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/dllerw.jpeg" alt="" width="658" height="493" /></p>
<p><em>KEDİ -Kabul, Eşitlik, Dahil olma, İstihdam- Otizm Derneği  Başkanı Serap Dikmen</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İşte Kedi Otizm Derneği &#8216;nin açıklamasının tamamı:</strong></p>
<p>27 yaş sınırı otizmli yetişkinleri eğitimsiz bıraktı</p>
<p>1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın MEBBİS sisteminde yapılan teknik bir düzenleme, Türkiye’deki binlerce otizmli yetişkin ve ailesini derinden etkileyen bir krize yol açtı. Sistemde beliren “Sadece 0-26 yaş aralığına eğitim verilebilir” uyarısı, 27 yaş ve üzerindeki özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırdı.</p>
<p>27 yaş üstü tüm özel gereksinimli bireyleri sistem dışında iten bu düzenleme, otizmli yetişkinlerin eğitimden mahrum bırakılmasına, aileleriyle birlikte evde hapis hayatı yaşamasına neden olacak.</p>
<p>Birçok otizmli birey için rehabilitasyon merkezleri, tek sosyalleşme ve dış dünyaya açılma fırsatıdır. Bu hizmetin kesilmesi, hem bireyleri hem de onlara bakım veren aileleri toplumdan tamamen izole edecek.</p>
<p>Engelli bireylerin eğitim hakkı yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 42. maddesi açıktır; hiç kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.</p>
<p>Tüm bu gerçeklikler ışığında, MEBBİS’teki yaş sınırı acilen kaldırılmalıdır.</p>
<p>Bununla birlikte otizmli yetişkinlere yönelik sürdürülebilir destek programları acilen oluşturulmalıdır.</p>
<p>Otizme yaşam boyu destek bir zorunluluk olmakla birlikte eğitim hakkı yaşla sınırlandırılamaz!</p>
<p>KEDİ -Kabul, Eşitlik, Dahil olma, İstihdam- Otizm Derneği</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6867" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/sdflkd.jpeg" alt="" width="637" height="803" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber: Dilek Bozkurt</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/kedi-otizm-dernegi-baskani-serap-dikmen-ozel-egitim-bir-gider-kalemi-olarak-gorulmemeli-h6864.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 Numara&#8217;nın Armağan&#8217;ı, Tuba Erdem&#8217;den çok samimi röportaj</title>
		<link>https://bunehaber.com/7-numaranin-armagani-tuba-erdemden-cok-samimi-roportaj-h6838.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/7-numaranin-armagani-tuba-erdemden-cok-samimi-roportaj-h6838.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 21:17:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ayar dergi]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[enver aysever]]></category>
		<category><![CDATA[makul şüpheli]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[röpotaj]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[tuba erdem]]></category>
		<category><![CDATA[yedi numara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6838</guid>

					<description><![CDATA[2000-2003 yılları arasında TRT 1&#8217;de yayınlanan komedi dizisi 7 Numara&#8217; nın sevilen oyuncularında Tuba Erdem Ayar Dergi okuyucuları için Dilek Bozkurt&#8217;a açıklamalarda bulundu. Tuba Erdem, Enver Aysever&#8217;in yazıp yönettiği son  oyunu &#8221; Makul Şüpheli &#8221; ile ilgili samimi cevaplar verdi. &#160; Erdem ; &#8221; Bence bir oyuncu için metni çalışırken en önemli unsurlardan biri karşısında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2000-2003 yılları arasında TRT 1&#8217;de yayınlanan komedi dizisi 7 Numara&#8217; nın sevilen oyuncularında Tuba Erdem Ayar Dergi okuyucuları için Dilek Bozkurt&#8217;a açıklamalarda bulundu. <strong>Tuba Erdem</strong>, Enver Aysever&#8217;in yazıp yönettiği son  oyunu &#8221; <strong>Makul Şüpheli</strong> &#8221; ile ilgili samimi cevaplar verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erdem ; &#8221; Bence bir oyuncu için metni çalışırken en önemli unsurlardan biri karşısında ne istediğini ne dediğini bilen hakim bir yönetmen olmasıdır. Enver Aysever uzun zamandır tiyatro sanatıyla hemhal olan biri . Tâbi ki oyunun yazarı da kendisi olunca karşımıza çok sağlam bir yapı çıktı &#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6840" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/dssdfgd.jpeg" alt="" width="734" height="489" /></p>
<p><em>    Tuba Erdem</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DÜŞÜNMEDEN KABUL ETTİM</strong></p>
<p><strong>Oyun size ilk olarak nasıl geldi ve tepkiniz ne oldu?</strong></p>
<p>Enver Aysever in aykırı kumpanya adı altında yeni bir tiyatro oluşumu içinde olduğunu biliyordum, süreçlerini takipteydim. Teklif geldiğinde heyecanlandım. oyunu Beckett Brecht tarzı sahnelemek istediğini yani epik ve absürt öğeler taşıyan bir oyun ve oyunculuk tarzı aradığını anlattığında çok ilgimi çekti ve metni de okuyunca hemen hiç düşünmeden kabul ettim. oyunun müzikal oluşu, canlı orkestranın da oyunun bir oyuncusu gibi bizlere eşlik edişi ve tabii ki oyunun içeriği oyuncu kişisi olarak beni sahne üstünde tatmin eden unsurlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6841" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/fddd.jpeg" alt="" width="663" height="442" /></p>
<p><em>Gülden Güney</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Oyunda sizi Yedi Numara oyuncularından Gülden Hanımla birlikte yeniden görüyoruz. Bu konuyla ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isteriz. </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gülden Güney&#8217; le yıllar içinde iletişimimiz hiç kopmamıştı zaten. birlikte bir projede yer almamıştık ama dostluğumuz devam ediyordu. Hatta kendisiyle 25 yıl önce ilk tanışmamız 7 numara dizisi henüz başlamadan önce Oya Yüce &#8216;nin kurduğu kabare taksim tiyatro topluluğuyla olmuştu. 25 yıl sonra buluştuğumuz ilk projenin yine kabare olması güzel bir tesadüf oldu. Uzun süre birlikte çalıştığınız yaşamın içinde de dost olduğunuz bir kişiyle sahnede olmak birlikte düşünmek , üretmek çok keyifli ve konforlu bir durum. Birlikte hala çok eğleniyoruz ve sahne üstünde güvenle sırtımızı birbirimize yaslayabiliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6842" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/gjkdgd.jpeg" alt="" width="736" height="490" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AMACIMIZ  SEYİRCİMİZLE  BİRLİKTE DÜŞÜNÜRKEN AYNI ZAMANDA EĞLENEBİLMEK </strong></p>
<p><strong>Oyunun seyirciye anlatmak istediği verdiği mesaj nedir?</strong></p>
<p>Oyunumuzda; memleketimizde ve uzak memleketlerde yaşanan olayları ve süreçleri mizahi bir dille ele almaya çalışıyoruz. Birey sistem adalet ekseni üzerinden çeşitli kavramları tartışmaya açıyoruz. Tiyatro sanatı zaten birlikte düşünme var olma ve birlikte üretme alanı değil midir? Amacımız seyircimizle birlikte düşünürken aynı zamanda eğlenebilmek, olmuş olanları ve olmakta olanları tekrar hatırlamak ve çözümlemek, seyircimize bir projeksiyon sunmak ve tabii ki birlikte dönüşebilmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Böyle bir oyunda oynamak nasıl bir duygu? </strong></p>
<p>Tabii ki keyifli ama bir o kadar da uğraş gerektiren bir oyun. Öncelikle oyunu çalışırken içeriğe hakim olmak her bir replikte ne anlatmak istiyoruz. Doğru bir şekilde aktarabilmek için alt metine iyi çalışmak gerekti. Biçim uyumsuz ama sahne üstünde oyuncu arkadaşlarınızla ciddi bir uyum içinde oynamak gerekiyor. Bize şarkılarımızda eşlik eden şahane müzisyenlerden oluşan canlı orkestramız var. Onların profesyonelliğinin altında kalmadan şarkıları canlı söylemek de cabası. Aslında rolü kabul ederken zor bir süreç olacağını biliyordum ama beyin takımı bizleri o kadar güzel desteklediler ki şahsen sahne üstünde kendimi hiç yalnız hissetmedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Oyunda en sevdiğiniz replik nedir? </strong></p>
<p>Oyunda sevdiğim bana ait veya değil o kadar çok replik var ki, bu soru geldiğinde güncel gündem neyse veya o gün ruhsal ve düşünsel halim neyse o hale uyumlanan replikler geliyor aklıma &#8230; Her biri birinin önüne geçiyor. Sokrates&#8217;in; <strong>sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez</strong> sözü sevdiğim repliklerden bir tanesi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6843" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/PROMIYER.jpeg" alt="" width="626" height="353" /></p>
<p><strong>Makul Şüpheli oyuncularıyla uyumunuz hakkında ne düşünüyorsunuz? </strong></p>
<p>Ekibimiz 5 oyuncu 4 müzisyenden oluşuyor. Prova süreci başladığından beri uyumlu bir ekip olduk. Tüm ekip arkadaşlarımız oyunun iyi sahnelenmesi üzerine odaklandı yani bireysel değil ekip olarak başarmaya odaklandık. Çok sevdiğim bir arkadaşımın beraber eğlenemeyenler birlikte bir gelecek kuramazlar sözünün bir örneği olduk biz diyebilirim. Sancılı üretim anlarımız da oldu tabi ama beraberce o anları da atlattık. Şimdi de bu süreci seyircimizle var etme çabasındayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6844" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/dslkgsdfgd.jpeg" alt="" width="578" height="385" /></p>
<p><em>Enver Aysever</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Enver Aysever ile çalışmak zor mu? </strong></p>
<p>Bence bir oyuncu için metni çalışırken en önemli unsurlardan biri karşısında ne istediğini ne dediğini bilen hakim bir yönetmen olmasıdır. Enver Aysever uzun zamandır tiyatro sanatıyla hemhal olan biri. Tabii ki oyunun yazarı da kendisi olunca karşımıza çok sağlam bir yapı çıktı. Ne istediğini bilmesinin yanı sıra bunu oyuncuya dayatmayan birlikte hayal edip üretmeye açık sahnede oyuncuyu yalnız bırakmayan bir reji kafası var. Hal böyle olunca çalışması zor değil aksine keyifli. Oyun metnini yazan, yöneten, şarkı sözlerini yazan, dekoru ve kostümü hayal eden yani sahne üzerinde ortaya çıkan esere bütüncül bakabilen biri. Tüm bu unsurlar bende ciddi bir güven duygusu yarattı diyebilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ayar Dergi okuyucularına son olarak ne söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Biz Aykırı Kumpanya ekibi dünyanın hali karşısında dertlenen kim varsa onları oyunumuza bekliyoruz. Gelin bu dertlere birlikte bakalım birlikte eğlenerek iyi vakit geçirelim. Tiyatro iyidir tiyatro iyileştirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6845" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2026/01/pro.jpeg" alt="" width="712" height="401" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Röpotaj: Dilek Bozkurt</p>
<p>Fotoğraflar: Dilek Bozkurt</p>
<p>Kaynak: Ayar Dergi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/7-numaranin-armagani-tuba-erdemden-cok-samimi-roportaj-h6838.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlülerin Tercihi Bernotti, Beymen’de Satışa Çıktı!</title>
		<link>https://bunehaber.com/unlulerin-tercihi-bernotti-beymende-satisa-cikti-h6783.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/unlulerin-tercihi-bernotti-beymende-satisa-cikti-h6783.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2025 11:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bernotti]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[koleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6783</guid>

					<description><![CDATA[Türk ve yabancı ünlü isimlerin tercihleriyle dikkat çeken Bernotti 79, 2026 özel koleksiyonlarını Beymen mağazaları ve online platformunda moda tutkunlarıyla buluşturdu… Özel üretim koleksiyonlarıyla kısa sürede adından söz ettiren Bernotti 79, 2026 sezonuna damga vuran tasarımlarını Beymen iş birliğiyle satışa sundu. Türk ve yabancı ünlülerin tercihleriyle geniş kitleler tarafından fark edilen marka; sınırlı sayıda üretilen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk ve yabancı ünlü isimlerin tercihleriyle dikkat çeken Bernotti 79, 2026 özel koleksiyonlarını Beymen mağazaları ve online platformunda moda tutkunlarıyla buluşturdu… </strong></p>
<p>Özel üretim koleksiyonlarıyla kısa sürede adından söz ettiren Bernotti 79, 2026 sezonuna damga vuran tasarımlarını Beymen iş birliğiyle satışa sundu. Türk ve yabancı ünlülerin tercihleriyle geniş kitleler tarafından fark edilen marka; sınırlı sayıda üretilen tişört, mayo, eşofman ve mont modellerini artık tüm yerli ve yabancı tüketicilerin beğenisine sunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6785" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/ksi.jpeg" alt="" width="750" height="234" /></p>
<p>Dünyanın en kaliteli kumaşları olarak nitelendirilen özel dokular ve uluslararası tasarımcıların imzasını taşıyan koleksiyonlar, 2026 yılı itibarıyla Beymen mağazaları ve Beymen’in online satış kanalları üzerinden satışa çıktı.</p>
<p>Geçmiş yıllarda French Montana, Pascal Nouma ve Gökhan Yalçın gibi ünlü isimlerin tercih ettiği Bernotti tişörtleri, medyada geniş yankı uyandırmıştı. Özellikle pırlanta detaylı özel üretim tişört, yurt dışından aldığı siparişlerle büyük ses getirmişti.</p>
<p>Beymen mağazalarında yer alan özel koleksiyonlar, Bertan Can imzası taşıyor ve markanın “Best Collection” seçmelerinden oluşuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-6786" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/lkis.jpeg" alt="" width="692" height="461" /></p>
<p><strong>Zamansız Şıklık ve Yüksek Kalite Vurgusu</strong></p>
<p>Marka kurucusu Bertan Can, Bernotti’nin 2017 yılında zamansız şıklık ve yüksek kalite anlayışıyla kurulduğunu belirterek, markanın hedefinin Türk moda sektörünün prestijli markalarından biri olmak olduğunu vurguluyor. Kurulduğu günden bu yana modern tasarım çizgisini, seçkin kumaşlar ve titiz işçilikle birleştiren Bernotti; sofistike ve rafine bir stil anlayışı sunuyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6787" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/ljsls.jpeg" alt="" width="576" height="1024" /></p>
<p>2022 yılından itibaren Beymen bünyesinde satışa sunulan Bernotti, bu iş birliğiyle Türkiye’nin en seçkin ve güvenilir moda platformlarında yer alarak marka prestijini güçlendirdi. Lüksü abartıdan uzak bir anlayışla yorumlayan marka; şehirli, stil sahibi ve kaliteye önem veren bir müşteri profiline hitap ediyor.</p>
<p>Bernotti, her koleksiyonunda zamansız tasarımlar üretmeyi, yüksek standartlardan ödün vermemeyi ve Türkiye’yi ulusal ve uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. Bugün marka; güçlü kimliği, seçkin satış noktaları ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla Türkiye’nin önde gelen prestijli moda markaları arasında konumlanıyor.</p>
<p>Bernotti 79’un 2026 model ve özel koleksiyonlarına <a href="https://www.bernotti79.com" target="_blank" rel="noopener">www.bernotti79.com</a> adresinden de ulaşılabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber: Serkan Candaş</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/unlulerin-tercihi-bernotti-beymende-satisa-cikti-h6783.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Deva Partisi İlçe Başkanı Fikret Toplu ve İlçe Teşkilatından anlamlı ziyaret</title>
		<link>https://bunehaber.com/beylikduzu-deva-partisi-ilce-baskani-fikret-toplu-ve-ilce-teskilatindan-anlamli-ziyaret-h6743.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/beylikduzu-deva-partisi-ilce-baskani-fikret-toplu-ve-ilce-teskilatindan-anlamli-ziyaret-h6743.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2025 22:01:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bakım merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü deva partisi ilçe başkalığı]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[fikret toplu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkyaşamhaberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6743</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Beylikdüzü Deva Partisi İlçe Başkanı Fikret Toplu ve ilçe teşkilatı tarafından Beylikdüzü &#8216;nde bulunan bakım merkezine  anlamlı ziyaret gerçekleştirildi. Beylikdüzü Deva Partisi İlçe Başkanı Fikret Toplu ve İlçe teşkilatı koordinesinde, bakımevine gerçekleştirilen ziyarette duygu dolu anlar yaşandı. Bakım merkezindeki sakinlerle yakından ilgilenen Toplu ve İlçe teşkilatı yaptıkları bu hareketle büyük takdir topladı. &#160; &#160; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Beylikdüzü Deva Partisi İlçe Başkanı Fikret Toplu ve ilçe teşkilatı tarafından Beylikdüzü &#8216;nde bulunan bakım merkezine  anlamlı ziyaret gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="http://www.bunehaber.com">Beylikdüzü</a> Deva Partisi İlçe Başkanı <a href="http://www.bunehaber.com">Fikret Toplu</a> ve İlçe teşkilatı koordinesinde, bakımevine gerçekleştirilen ziyarette duygu dolu anlar yaşandı. Bakım merkezindeki sakinlerle yakından ilgilenen Toplu ve İlçe teşkilatı yaptıkları bu hareketle büyük takdir topladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6745" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/hlg.jpeg" alt="" width="707" height="532" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İNSANİ SORUMLULUK,SOSYAL DUYARLILIĞIN YANSIMASI</strong></p>
<p>Geçekleştirilen ziyaretle ilgili açıklama yapan <a href="http://www.bunehaber.com">Beylikdüzü</a> Deva Partisi İlçe Teşkilatı:  &#8221;Toplumların vicdanı, en çok da sessiz kalanların yanında durabilme iradesiyle ölçülür. Bakımevleri, bu sessizliğin ve derin hayat tecrübelerinin bir arada bulunduğu özel mekânlardır. Deva Partisi İlçe Başkanı Fikret Toplu ve İlçe Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen bakımevi ziyareti, bu yönüyle yalnızca bir ziyaret değil; insani sorumluluğun ve sosyal duyarlılığın güçlü bir yansıması olmuştur&#8221; İfadelerine yer verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6746" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/gjgh.jpeg" alt="" width="721" height="542" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SAMİMİ BİR SOHBET VE İÇTEN BİR TEBESSÜM</strong></p>
<p>Beylikdüzü &#8216;nde bulunan bakımevi ziyareti ile ilgili duygularını paylaşan Beylikdüzü İlçe Başkanı Fikret Toplu;</p>
<p>&#8220;Ziyaret sırasında görüldü ki; samimi bir sohbet, içten bir tebessüm ve gösterilen ilgi, yalnızlık duygusunu azaltan en güçlü bağdır. Bakımevlerinde sunulan hizmetlerin niteliği kadar, bu hizmetlerin sürekliliği ve insani yaklaşımı da büyük önem taşımaktadır. Bu alandaki sorumluluk yalnızca kurumlara değil, toplumun tüm kesimlerine aittir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6747" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/sfslgsf.jpeg" alt="" width="1440" height="1083" /></p>
<p><strong>İşte Toplu&#8217;nun yaptığı açıklamanın tamamı:</strong></p>
<p>Unutmamak, Hatırlamakla Başlar</p>
<p>Toplumların vicdanı, en çok da sessiz kalanların yanında durabilme iradesiyle ölçülür.</p>
<p>Hayatlarının belirli bir döneminde desteğe ihtiyaç duyan büyüklerimizle bir araya gelmek, onların biriktirdiği anıları dinlemek ve yalnız olmadıklarını hissettirmek, toplumsal dayanışmanın en kıymetli göstergelerinden biridir. Bu buluşma, insan onurunun korunmasının ve sosyal devlet anlayışının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.</p>
<p>Ziyaret sırasında görüldü ki; samimi bir sohbet, içten bir tebessüm ve gösterilen ilgi, yalnızlık duygusunu azaltan en güçlü bağdır. Bakımevlerinde sunulan hizmetlerin niteliği kadar, bu hizmetlerin sürekliliği ve insani yaklaşımı da büyük önem taşımaktadır. Bu alandaki sorumluluk yalnızca kurumlara değil, toplumun tüm kesimlerine aittir.</p>
<p>Gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret, sosyal politikalarda insan merkezli yaklaşımın ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bugün bakıma ihtiyaç duyan büyüklerimizin, dün bu toplumun temelini atan bireyler olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Daha adil, daha vicdanlı ve daha kapsayıcı bir toplum hedefiyle; sosyal dayanışmayı güçlendiren bu tür ziyaretlerin artarak devam etmesi, ortak geleceğimiz adına önemli bir sorumluluktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6748" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/lhlgs.jpeg" alt="" width="667" height="502" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6750" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/shlh.jpeg" alt="" width="674" height="507" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MERKEZ ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR</strong></p>
<p>Toplu ve beraberindeki ilçe teşkilatı eşliğinde gerçekleştirilen ziyarette, bakımevi sakinleriyle yakından ilgilenen teşkilat aynı zamanda  bakım merkezi yetkililerini de can kulağıyla dinledi. Öte yandan merkezdeki sakinlerin bakımlarıyla yakından ilgilenildi. Anlamlı ziyarette merkez çalışanlarına özverili çalışmaları için de teşekkür eden heyet  program sonunda hatıra fotoğrafı çekti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6749" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/dgfd.jpeg" alt="" width="1440" height="1083" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber: Dilek Bozkurt</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/beylikduzu-deva-partisi-ilce-baskani-fikret-toplu-ve-ilce-teskilatindan-anlamli-ziyaret-h6743.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERTUĞ UÇAR VE BANU UÇAK İLE İSTANBULİN SOHBETLER’DE  DÖRDÜNCÜ BULUŞMA “ŞEHRİN HAYVANLARI” 12 OCAK’TA…</title>
		<link>https://bunehaber.com/ertug-ucar-ve-banu-ucak-ile-istanbulin-sohbetlerde-dorduncu-bulusma-sehrin-hayvanlari-12-ocakta-h6720.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/ertug-ucar-ve-banu-ucak-ile-istanbulin-sohbetlerde-dorduncu-bulusma-sehrin-hayvanlari-12-ocakta-h6720.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 23:15:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbulin Sohbetler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6720</guid>

					<description><![CDATA[Ertuğ Uçar mimar, yazar, çizer; Banu Uçak ise mimar, editör, anlatıcı, hikâye koleksiyoncusu. İstanbulin Sohbetler’de, Ertuğ Uçar ve Banu Uçak, yıl boyunca düzenlenecek sekiz etkinlikte her ay bir konukla, Minoa Pera’da, İstanbul’a dair, özgün, endemik şeyleri, İstanbulin şeyleri konuşuyor. &#160; İstanbulin Sohbetler’in dördüncü etkinliğinde Banu ve Ertuğ, konukları gezi kitapları yazarı, şair, fotoğrafçı Akgün Akova [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ertuğ Uçar mimar, yazar, çizer; Banu Uçak ise mimar, editör, anlatıcı, hikâye koleksiyoncusu. İstanbulin Sohbetler’de, Ertuğ Uçar ve Banu Uçak, yıl boyunca düzenlenecek sekiz etkinlikte her ay bir konukla, Minoa Pera’da, İstanbul’a dair, özgün, endemik şeyleri, İstanbulin şeyleri konuşuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbulin Sohbetler’in dördüncü etkinliğinde Banu ve Ertuğ, konukları gezi kitapları yazarı, şair, fotoğrafçı Akgün Akova ile, 12 Aralık Pazartesi, saat 19.30’da Minoa Pera’da “Şehrin Hayvanları”nı konuşacaklar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbulin Sohbetler, İstanbul’a dair, ona özgü, endemik şeylerin farklı konuklarla konu edileceği sekiz bölümden oluşan bir etkinlik dizisi. İstanbulin Sohbetler’in sahnedeki ev sahipleri Ertuğ Uçar ve Banu Uçak. İlhamını Ertuğ Uçar’ın son kitabı İstanbulin’den alan İstanbulin Sohbetler’de Ertuğ ve Banu her ay ağırlayacakları bir konukla, İstanbul’un çok katmanlı dokusunu kültür, sanat, edebiyat, mimarlık, kent tarihi, coğrafi özellikler ve gündelik yaşam pratikleri üzerinden spekülatif şekilde tartışmaya açıyor. Bu özel seride vapurlardan sokak kedilerine ve kuşlara, çeşmelerden, yokuşlardan çıkmaz sokaklara, semt hikayelerine, bitki örtüsünden binalara, şehri ortasından ikiye bölen Boğaziçi’nin eşsiz varlığıyla yarattığı yaşamlara kadar uzanan detaylarda İstanbulin Şeyler konuşuluyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbulin Sohbetler’in dördüncü etkinliği, “Şehrin Hayvanları” temasıyla, konukları gezi kitapları yazarı, şair, fotoğrafçı Akgün Akova’yı ağırlayacak. Banu ve Ertuğ, Akgün Akova ile İstanbul’un en az bizim kadar sahibi olan kedileri, köpekleri sincapları, inşaat için yok ettiğimiz ormanlardan kaçan domuz ve tilkileri, martı, karga ve güvercinleri, onların evi olan sokak, koru ve limanları, şehrin hayvanlarını ve insanlarla kurdukları benzersiz, bu şehre özgü ilişkiyi “Şehrin Hayvanları” başlığı altında konuşacaklar. İstanbulin Sohbetler – “Şehrin Hayvanları” etkinliği 12 Ocak 2026, Pazartesi saat 19:30’da Minoa Pera’da gerçekleşecek. İstanbulin Sohbetler’e katılmak için biletler; www.biletinial.com ‘da yer alıyor.</p>
<p>İstanbulin Sohbetler, Şehrin Hayvanları- Özel Kitap Seçkisi</p>
<p>Ertuğ, Banu ve Akgün Akova izleyiciler için “Şehrin Hayvanları” başlığı altında özel bir kitap seçkisi hazırladılar. Bu özel kitap seçkisine, Minoa Pera’nın girişindeki İstanbulin Sohbetler rafından bu ay boyunca ulaşmak mümkün olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-6722" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/12/ssaa.jpeg" alt="" width="657" height="821" /></p>
<p>Ekim 2025- Mayıs 2026 döneminde gerçekleşecek toplam 8 etkinlikten oluşan ve Minoa’nın iş birliğiyle düzenlenen İstanbulin Sohbetler, Ekim ayında “Şehri Resmedenler” temasıyla Murat Gülsoy’u, Kasım ayında “Şehri Yürümek” temasıyla Serkan Taycan’ı, Aralık ayında “Şehir Hakkı” temasıyla Hüseyin Ortak ve Hasip Akgül ağırladı.Sohbetlerin sonraki buluşmaları; 12 Ocak Pazartesi Akgün Akova ile “Şehrin Hayvanları”, 11 Şubat Çarşamba, Büke Uras ile “Şehrin Endemik Binaları”, 25 Mart Çarşamba Ahmet Aygün ile “Susuz Şehir”, 29 Nisan Çarşamba Volkan Narcı ile “Denizler Şehri” ve 20 Mayıs Çarşamba Zeynep Uysal ile “Şehri Yazanlar” temalarıyla devam edecek.</p>
<p>İstanbulin Sohbetler bir seminer dizisi değil. Bir konferans, bir sunum, iki kişinin bir konukla mülakatı hiç değil. İstanbulin Sohbetler özetle; aynı konuya ilgili üç kişinin sahnede, seyirciye -onları da sohbete dahil ederek- vadettiği yaratıcı spekülatif bir akşam. Bu özel seride şehri gördüğünün, duyduğunun, bildiğinin ötesinde merak eden, şehri öğrenmek isteyen, şehre dair yeni keşifler yapmak isteyen, şehir etkinlikleriyle aklını ruhunu doyurmayı bilen herkesin ilgisini çekecek sohbetler edilecek.</p>
<p>İstanbulin Sohbetler, İstanbulin bir yapıda, eskinin Union Française binası, kısa bir dönemin İstanbul Moderni olan bir 19. Asır Vallaury binası olan Minoa Pera’nın 100 kişilik salonunda gerçekleşecek ve etkinliklerin ardından YouTube’ta yayına açılacak</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/ertug-ucar-ve-banu-ucak-ile-istanbulin-sohbetlerde-dorduncu-bulusma-sehrin-hayvanlari-12-ocakta-h6720.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilimizin  Sınırları dünyamızın sınırlarını belirler / Vasat bir üslubu muhatap almayın</title>
		<link>https://bunehaber.com/dilimizin-sinirlari-dunyamizin-sinirlarini-belirler-vasat-bir-uslubu-muhatap-almayin-h6631.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/dilimizin-sinirlari-dunyamizin-sinirlarini-belirler-vasat-bir-uslubu-muhatap-almayin-h6631.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 21:01:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[dilek diden]]></category>
		<category><![CDATA[dilekbozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[keşifyolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselgelişim]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6631</guid>

					<description><![CDATA[Sen iyi ve verimli bir toprak olsan da bazı şeyler yeşermemek için inat eder. &#160; &#8221; Sözün, kelimenin duygulara yayıcısı &#8221; betimlemesini severim ve özümserim. Tecrübelerimden kaleme aktardığım her yazı bunun neticesidir. Sonuçta kalem tutan bir kişi fildişi kulede yaşayıp, hayata dokunmadan hayat hakkında, duygular hakkında ahkâm kesemez öyle değil mi? Bazı duygular vardır ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sen iyi ve verimli bir toprak olsan da bazı şeyler yeşermemek için inat eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8221; Sözün, kelimenin duygulara yayıcısı &#8221; betimlemesini severim ve özümserim. Tecrübelerimden kaleme aktardığım her yazı bunun neticesidir. Sonuçta kalem tutan bir kişi fildişi kulede yaşayıp, hayata dokunmadan hayat hakkında, duygular hakkında ahkâm kesemez öyle değil mi?</p>
<p>Bazı duygular vardır ki, tekrarı hissettirir. Bazen bir şey senin aynı olmadığındır ve bazen bir diğer şey her şeyin değiştiğidir. Bu duygu regülasyonun sağlandığında paniğe kapılma ve &#8220;şaşırma&#8221; yeteneğini kaybetme !</p>
<p>İnsanların sana her gün farklı gelme yeniliğine hep şaşır mesela. Eskisiyle kıyas yapma. Ne eskiyi unut ne de eskiye hapsol! Yaşadığın anda dengeyi koru, öfkene yenik düşme.</p>
<p>Kimse geldiği gibi gitmiyor bu dünyadan. Örneğin Fizyolojik değişimi referans alabilirsin. Ya da bir nehir düşün sürekli akıyor, aynı görünüyor belki ama değil !</p>
<p>Her şey bir akış halindedir. Tıpkı bir <strong>nehir gibi insan da bir akış içindedir.</strong></p>
<p>Henüz ölmemiş bir kişi ölü değildir! Ölmeden her tecrübenin tekrarının yorduğu zamanları hissedebilirsin. Tekrarda kendini hırpalama. Tekrarı hissetmemek için ya bilinç sahibi olmayacaksın ya da öyle bilinçli olacaksın ki; her tekrarda yeni bir şey öğreneceksin.</p>
<p>&#8221; Hatırlamaya çalıştığımda, yaşamımda gerçekten hayat dolu , tutkulu olduğum birkaç dakikadan fazlasını bulamıyorum &#8221; dediğinden bahsedilir <strong>Bertrand Russel</strong>&#8216;in</p>
<p>Soralım kendimize; &#8221; Hayatımızda kaç dakika gerçek tutkudan bahsedebiliriz?&#8221; Belki çok &#8211; belki az &#8230;.Yaşamda mutlak mutluluk yok zaten. Hayatımıza &#8221; gerçek tutku &#8221; katabilecek meşguliyetlerimiz olmalı. Sosyal medyaya hapsolmuş gerçeklikten uzak mutluluk paylaşımlarına imrenen insanlar olmaya yönlendiriliyoruz. Sonra da kendi gerçekliğimize bakıp sıkıntı çekiyoruz. Asıl sorun burada başlıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü; &#8221; <strong>ruhsal gürültünün yoğun olduğu içsel iletişimde kişi kendini duyamaz</strong>. Bu çok tehlikelidir. Ruhsal gürültü çevresel olumsuz etkileyeceği gibi kişinin içsel iletişimi ile birlikte psikolojik sorunları ortaya çıkarabilir. &#8221;</p>
<p>Biriktirilen negatif duygular insan iletişiminde telafisi olmayan sonuçlar doğurur. İletişim olmadan ne gündelik yaşantımızı sürdürmek ne de toplumsal yaşantımızı sürdürmek imkânsızdır. Çünkü iletişim rastgele bir eylem değildir, insan hayatının en temel olgusudur.</p>
<p>İnsan var oluş hikayesiyle birlikte, büyüme &#8211; gelişme evresiyle öğrenmeye başlar. Belleğinde birçok bilgi kaydeder. Bazı bilgileri farkında olmadan ezberleriz. Doğuştan gelen genetik mirasımız ve yetiştiğimiz çevreyle kişiliğimizi oluştururuz. Büyüdükçe kendi gerçekliklerimizin farkına varıp, bize ezberletilmiş olan gerçekleri sorgulamaya başlarız.</p>
<p>Yaşam bize öğrendiğimiz ezberlere karşı kuşku da duymamızı öğretir. Bu serüvende önemli husus kendimizle aramıza mesafe koymamak olacaktır. Hele ki bu çağda insanların yaydığı negatif manipülasyon direkt vicdanınızı hedef alır. Uğradığınız haksızlık karşısında koyduğunuz sınır kişisel algılanır ve size karşı saldırı vuku bulur.</p>
<p>Hayatın olağan akışında her şeye yer var diyerek , olgunlukla bu saldırıyı bertaraf etme şansınız yüksek. Unutmayalım ki insanın dili, dünyasının sınırlarını belirler. <strong>Dili bayağı olan bir saldırı karşısında yapılacak şey sessiz ve etkili bir mesafe koymaktır.</strong></p>
<p>Kolaysa sen göster bu olgunluğu diyorsanız; şu sözlerimle bitireyim:</p>
<p>&#8221; Vasat bir üslubu asla görmemeyi &#8211; muhatap almamayı öğrendim.&#8221;</p>
<p>Sevgilerimle Dilek Diden &#8230;.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/dilimizin-sinirlari-dunyamizin-sinirlarini-belirler-vasat-bir-uslubu-muhatap-almayin-h6631.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
