<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gazeteci &#8211; Bu Ne Haber</title>
	<atom:link href="https://bunehaber.com/tag/gazeteci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://bunehaber.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jan 2026 20:56:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kimse Kendi Hatasını Örtbas Etmek İçin Sınırlarımızın Üzerinde Tepinemez!</title>
		<link>https://bunehaber.com/kimse-kendi-hatasini-ortbas-etmek-icin-sinirlarimizin-uzerinde-tepinemez-h7131.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/kimse-kendi-hatasini-ortbas-etmek-icin-sinirlarimizin-uzerinde-tepinemez-h7131.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 20:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[#didenboz]]></category>
		<category><![CDATA[dilekbozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[gündemhaberler]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[sondakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=7131</guid>

					<description><![CDATA[Hayatın en yorucu savaşı, cephede düşmana karşı verilen değil; evde, iş yerinde ya da yakın çevrede &#8220;haklı&#8221; olduğunu anlatmaya çalışırken verdiğin savaştır. &#160; Daha da kötüsü, sana haksızlık yapan kişinin, sanki asıl mağdur kendisiymiş gibi bir zırha bürünüp senin sınırlarını hoyratça çiğnemeye devam etmesidir. ​Bize yapılan bir haksızlığa karşı sesimizi yükselttiğimizde, beklemediğimiz bir tepkiyle karşılaşırız: [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın en yorucu savaşı, cephede düşmana karşı verilen değil; evde, iş yerinde ya da yakın çevrede <strong>&#8220;haklı&#8221;</strong> olduğunu anlatmaya çalışırken verdiğin savaştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha da kötüsü, sana haksızlık yapan kişinin, sanki asıl mağdur kendisiymiş gibi bir zırha bürünüp senin sınırlarını hoyratça çiğnemeye devam etmesidir.</p>
<p>​Bize yapılan bir haksızlığa karşı sesimizi yükselttiğimizde, beklemediğimiz bir tepkiyle karşılaşırız: Karşı tarafın <strong>&#8220;incinmişlik&#8221;</strong> maskesi. Haksızlığı yapan o değilmiş gibi, senin verdiğin tepkiyi <strong>&#8220;agresiflik&#8221;</strong> veya <strong>&#8220;anlayışsızlık&#8221;</strong> olarak yaftalar. Bu, klasik bir manipülasyon taktiğidir. Fail, odağı kendi suçundan çekip senin tepkine odaklar. Böylece mesele &#8220;yapılan haksızlık&#8221; olmaktan çıkar, &#8220;senin verdiğin tepkinin sertliği&#8221; haline gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>​Kişisel sınırlarımız, ruhsal evimizin duvarlarıdır. Haksızlık yapan biri bu duvarları bir kez aştığında ve buna <strong>&#8220;haklılık&#8221;</strong> kılıfı uydurduğunda, sadece o anki olayla kalmaz; senin özsaygına da göz diker.<strong> &#8220;Sen çok hassassın&#8221;</strong> ya da<strong> &#8220;Benim niyetim kötü değildi&#8221;</strong> cümleleri, aslında o sınır ihlalini meşrulaştırma çabasıdır.<br />
​Ancak unutmamak gerekir ki; birinin niyetinin &#8220;kötü olmaması&#8221;, verdiği zararı ortadan kaldırmaz. Kimsenin, kendi hatasını örtbas etmek için sizin sınırlarınızın üzerinde tepinmeye hakkı yoktur.</p>
<p>​Bu haksız döngü içinde mücadele etmek, bazen akıntıya karşı kürek çekmek gibi hissettirir. Haklıyı oynamaya devam eden birine hakikati anlatamazsınız, çünkü o kendi kurguladığı hikayenin kahramanıdır. Bu noktada en büyük mücadele, karşı tarafa bir şeyleri kanıtlamak değil, kendi gerçekliğine sahip çıkmaktır.</p>
<p>Size haksızlık yapanların nezaketinizden veya sabrınızdan faydalanıp sizi suçlu hissettirmesine izin vermeyin. Sınır çizmek kabalık değildir; kendinize olan borcunuzdur. Unutmayın, bir başkasının konforu için kendi huzurunuzdan feragat ettiğiniz her an, o haksızlığa ortak oluyorsunuz demektir.</p>
<p>​Sesinizi kısmayın. Haklı olduğunuz bir kavgada, karşı tarafın mağduriyet tiyatrosuna bilet almayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Editör notu da iliştirelim şuraya ; Sınırlarını koruyan insanlar her zaman yalnızdır.  Çünkü hakikatin dostu az, menfaatin alkışçısı boldur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sevgilerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/kimse-kendi-hatasini-ortbas-etmek-icin-sinirlarimizin-uzerinde-tepinemez-h7131.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sezar&#8217;ı anlamak için Sezar olmaya gerek yoktur!</title>
		<link>https://bunehaber.com/sezari-anlamak-icin-sezar-olmaya-gerek-yoktur-h6764.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/sezari-anlamak-icin-sezar-olmaya-gerek-yoktur-h6764.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 06:50:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[dilek bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[dilek diden]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyolog]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6764</guid>

					<description><![CDATA[Her şey karmakarışık&#8230; İnsan öyle bir telaş içinde ki, sabırsızlığın en üst safhada olduğu, telaşa getirilmeyecek şeylerin varlığını unuttu. Hakikatlere telaş içindeyken ulaşamazsın. Hakikatin en temel şartı kuşkusuz sabırdır. Hakikat birinden sana verilebilecek bir eşya değildir. Hakikat insanın içinde gelişir. Kimi zaman yaşamın yükü omuzlarımıza fazlasıyla ağır gelir. Mücadelemiz bizi yormuş olabilir. Eğer farkındaysak &#8221; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey karmakarışık&#8230;</p>
<p>İnsan öyle bir telaş içinde ki, sabırsızlığın en üst safhada olduğu, telaşa getirilmeyecek şeylerin varlığını unuttu.</p>
<p>Hakikatlere telaş içindeyken ulaşamazsın. Hakikatin en temel şartı kuşkusuz sabırdır.</p>
<p>Hakikat birinden sana verilebilecek bir eşya değildir. Hakikat insanın içinde gelişir.</p>
<p>Kimi zaman yaşamın yükü omuzlarımıza fazlasıyla ağır gelir. Mücadelemiz bizi yormuş olabilir. Eğer farkındaysak &#8221; şeylerin &#8221; belki bir şey gelişebilir. Biraz çaba ve biraz sabır ile yola giriş kolaylaşır belki. Belkinin nedeni sana bağlı!</p>
<p>Ne diyor <strong>Descartes</strong>;<br />
&#8221; Böylece her şeyin yanlış olduğunu düşünmek istediğim sırada, bunu düşünen &#8220;ben&#8221; in zorunlu olarak herhangi bir şey olması gerektiğini gördüm. Düşünüyorum öyleyse varım doğrusunun kuşkucuların tüm aşırı varsayımlarıyla sarsılmayacak kadar sağlam ve güvenli olduğunu belirlerken, bu doğruyu araştırdığım felsefenin ilk felsefesi olarak hiçbir kuşkuya düşmeden alabileceğime karar verdim.&#8221; Sanırım bu kadarı özetler. Filozoflar özetler de sen nasıl özetleyeceksin diye sorguluyorum?</p>
<p>Zaman alacaktır. Tıpkı bir çocuğu büyütmek için gerekli olan zaman gibi&#8230; Aslında bazı şeyler için zaman alması iyi değil mi? Çünkü bazı olaylar zamanla oturmaz mı? Olayların cereyan ettiği zaman doğru düşünmek, doğru karar vermek güçtür. İşte o zaman özetleyemezsin, özetlediğin zaman her şey giderek anlamsızlaşır. Canlıyken hiçbir şeyi asla özetleme! Enerji akışını kontrol et. Çoğu zaman özetlediğin gerçekler kamuoyunun umurunda olmayabilir. Çünkü gerçekler çoğunluğun dikkatini çekmez. Bazen doğru zamanı beklemek önemlidir. Bildiğin gerçekleri nerede ne zaman özetleyeceksin buna dikkat et! En doğru kararı ver.</p>
<p>Sonra gerçekleri haykıran <strong>Dostoyevski</strong> &#8216; nin dediği gibi; &#8221; Belki ben de birisiyle kavga ederim, beni de dışarı atarlar &#8221; dersin.</p>
<p>Belki de çizginin dışında olduğundan çoktan dışarı da atılmış olabilirsin.</p>
<p><strong>Gilbert</strong>; &#8220;Dünya içinde ruh taşıyan dev mıknatıstır &#8221; diyor. İnsanlar sana çarpmaya devam ediyorsa ve eğer insanlar sana , senden habersiz öfkelenip duruyorsa, unutma; kabahatli değilsin. Ve unutma eğer insanlar elindeki gücü, gerçekleri konuşanlara karşı doğrultup, çarpıp yıkıyorsa fazlasıyla haklı olduğun ve seni tehlikeli gördükleri içindir.</p>
<p>Sakın seni anlamaları için çaba göstermeye kalkma. <strong>Haklı olanın savunması uzun cümlelere gerek duymaz</strong>. Seni anlamaları için sen olmalarına da gerek yok , vicdanı olmayan empati de yapamaz.</p>
<p>Hatırla ne diyor <strong>Weber</strong>; &#8221; Sezar&#8217;ı anlamak için Sezar olmaya gerek yoktur. &#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dilek Diden&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/sezari-anlamak-icin-sezar-olmaya-gerek-yoktur-h6764.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ETİK VE AHLÂK</title>
		<link>https://bunehaber.com/etik-ve-ahlak-h6551.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/etik-ve-ahlak-h6551.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Bozkurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2025 23:43:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[bunehaber]]></category>
		<category><![CDATA[dilekbozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[köşeyazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=6551</guid>

					<description><![CDATA[Gündelik yaşamda etik ve ahlâk kavramları çoğunlukla birbiriyle karıştırılmaktadır. Etik, ahlâk demek olmadığı gibi; ahlâktan daha farklı bir alanı ifade eder. Etik kavramının kökeni Yunanca &#8220; ethos&#8221; sözcüğünden gelen; karakter, alışkanlık, töre, görenek ve erdemli olmanın temel tavrı gibi çeşitli anlamları içerir. Ethos sözcüğünün felsefi içeriği, Yunancada iyi ve ideal       &#8220;varoluş tarzı &#8221; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gündelik yaşamda etik ve ahlâk kavramları çoğunlukla birbiriyle karıştırılmaktadır. Etik, ahlâk demek olmadığı gibi; ahlâktan daha farklı bir alanı ifade eder.</p>
<p>Etik kavramının kökeni Yunanca &#8220;<strong> ethos</strong>&#8221; sözcüğünden gelen; karakter, alışkanlık, töre, görenek ve erdemli olmanın temel tavrı gibi çeşitli anlamları içerir.</p>
<p>Ethos sözcüğünün felsefi içeriği, Yunancada iyi ve ideal       &#8220;varoluş tarzı &#8221; geliştirmeye ya da &#8221; bilgece bir eylem yolu arayışına&#8221; denk gelir.</p>
<p>İletişimle ilgili çalışmalar, etiği genel olarak normatif ve betimleyici etik yaklaşımlar olmak üzere iki farklı kategori altında inceler. Etik için, bireyin icra ettiği davranışlarının sorumluluğunu yüklenebilmesiyle ilgilidir diye de ifade edilebilir. Türkçe sözlükteki karşılığı ise; töre bilimi, çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü olarak geçmektedir. Etik, sadece ahlâkın temel ilkelerini belirlemekle kalmaz, aynı zamanda bireysel ve toplumsal davranış biçimlerine rehberlik edecek normları da koymaya çabalar.</p>
<p><strong>Etik &#8221; değer &#8221; bilgisidir, ahlâk ise &#8221; kural &#8220;</strong>&#8230; Her ikisi de davranışı bağlayıcı hükümle koyar. Ahlâksal kurallar birey tarafından pek kolay tartışmaya açılmazken, değerler yorumlamaya açıktır.</p>
<p>Ahlâk kuralları bireyin içine doğduğu toplumsal yapıda hazır olduğu normları ifade ederken ; değer bilgisi, insanın içine doğduğu toplumsal dünyayı anlamaya<br />
çalıştığı süreçte sorduğu sorulara aldığı yanıtlardan oluşmaktadır.</p>
<p>Ahlâk yalın biçimde, bireylerin uymalarının zorunlu olduğu kurallar bütünüdür, etik ise belli bir profesyonel mesleği icra eden kişilerin uyması gereken ilkeler bütünü&#8230;</p>
<p>Ahlâk sözcüğünü bazı zaman &#8221; iyilik &#8221; yahut<br />
&#8221; doğruluk &#8221; sözcükleriyle eş anlamlı olarak kullanıldığı da görülmektedir.</p>
<p>Etik ve ahlâk ile ilgili tanımlamalara ve aralarındaki farka bilinçli olarak değinmek istedim. Son zamanlarda bu iki kavramın değer kaybı yaşadığı birçok olaya tanıklık ediyoruz. Kimi zaman bir sosyal medya paylaşımı, kimi zaman bir haber, kimi zamanda bireysel temas ettiğimiz olaylardaki deneyimlerimizle&#8230;</p>
<p>İçine doğduğumuz toplumun alıştığı kodlar var, kutsalları&#8230; Değerlerin şekil değiştirdiği &#8221; benci &#8221; lik hazzı insan yaşamının temeli bir hâl almış durumda. Böyle olunca da bireysel haz ve dahasını arzu etme hırsı sebebiyle, insan etik ve ahlâk kurallarından uzak gündelik yaşamın geçici hevesleriyle acımasız hülyalara dalmış vaziyette.</p>
<p>Davranışta ölçülü olma vaazı güncelliğini yitirmiş; &#8221; güç, para, hırs &#8221; arzusu insana başkalarının üstüne basarak bireylerin hakkını gasp etme hakkına sahip olduğu şuursuzluğunu yerleştirmiş durumda&#8230;<br />
Bununla beraber nefret söylemi de her geçen gün düşmanlığı teşvik eden, savunan , haklı gösteren ifade biçimiyle yıkıcı ve dışlayıcı etkisini arttırmaya devam etmektedir.</p>
<p>Eğitimli &#8211; eğitimsiz olsun fark etmez, etik ve ahlâk kurallarının dışında yaşam süren çoğunluk emek vermeyerek ulaştığı her ne varsa bir gün mutlaka kaybeder.</p>
<p>Vatandaş olarak bize büyük görev düşüyor ; &#8221; Uyanık Olmak &#8220;&#8230; Otorite karşısında bizlere verilen her bilginin doğruluğunu süzgeçten geçirmeden, herhangi bir olayı, olayın kahramanı ilan edilenleri ne gözümüzde çok büyütmek ne de yerin dibine sokmamakta büyük yarar var.</p>
<p>Tepkilerimizi kontrol altında , itidalli bir şekilde yapmak en iyisi&#8230;</p>
<p>Gündelik hayatın keşfinde akışa çok fazla kapılmadan, etik ve ahlâkı kapının dışında bırakmadan ve birazda mümkünse haddimizi bilerek yaşayabilirsek muhteşem olacak!</p>
<p>Ahlâkı sıfır, paraya tapan , liyakat sahibi olmayan insanlar aramızda kol geziyor arkadaşlar. Onlara fırsat vermemek bizlerin gerçeklere uyanışı ile mümkün. <strong>Aklın uykusu canavarlar doğurur</strong>, aklımıza mukayyet olalım.</p>
<p>Kişisel çıkarlardan arınmış bir hayat önemli bir değerdir. Kişinin kendi çıkarının herkesin yararına olacağı iddiası kişinin maneviyatını güçlendirmesi, kişisel gelişimi açısından ele alınınca bir değer kabul edilir, &#8221; toplumun çıkarları &#8221; yalanları adı altında cebini dolduranların yararının herkes adına yararlı olduğu ifadesi rasyonel değildir, olamaz.</p>
<p>Anlayana kıssadan hisse diyelim. Özümseyerek okuyan herkese sevgilerimle&#8230;</p>
<p>Dilek</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/etik-ve-ahlak-h6551.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serkan Candaş, gazetecilik ve basın danışmanlığında bir dahi</title>
		<link>https://bunehaber.com/serkan-candas-gazetecilik-ve-basin-danismanliginda-bir-dahi-h5607.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/serkan-candas-gazetecilik-ve-basin-danismanliginda-bir-dahi-h5607.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2025 07:31:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık & Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[danısmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[serkancandas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=5607</guid>

					<description><![CDATA[Medya dünyasında 23 yıllık bir kariyeri geride bırakan Serkan Candaş, gazetecilikten gelen kökleriyle sektördeki varlığını güçlendiren, birçok ünlü isim, firma ve siyasetçiyle çalışan, aynı zamanda uluslararası başarılarıyla adından söz ettiren bir basın danışmanı ve gazeteci. &#160; Basın ve medya dünyasının usta ismi… Serkan Candaş, kendi medya şirketi Teira Medyayı kurmadan önce birçok basın kuruluşunda; muhabir, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medya dünyasında 23 yıllık bir kariyeri geride bırakan Serkan Candaş, gazetecilikten gelen kökleriyle sektördeki varlığını güçlendiren, birçok ünlü isim, firma ve siyasetçiyle çalışan, aynı zamanda uluslararası başarılarıyla adından söz ettiren bir basın danışmanı ve gazeteci.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Basın ve medya d</strong><strong>ünyasının usta ismi…</strong></p>
<p>Serkan Candaş, kendi medya şirketi Teira Medyayı kurmadan önce birçok basın kuruluşunda; muhabir, istihbarat şefi, genel koordinatör, internet yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni vb. konumlarda görev aldı. Kendi medya şirketini kurduktan sonrada 9 ülkede birçok ünlü isme, siyasetçi, iş insanı, spor klübü ve firmaya basın danışmanlığı hizmeti vermeye başladı.</p>
<p>Serkan Candaş’ın meslek hayatı boyunca edindiği deneyimler ve kazandığı ödüller, yalnızca sektörün dinamiklerini anlamakla kalmayıp, aynı zamanda bu dinamiklere yön veren bir isim olduğunu kanıtlıyor. Şimdiye kadar 23 uluslararası ödül kazanan Candaş, analitik ve pratik zekâsıyla sorunlara hızlı çözümler üreten bir profesyonel olarak biliniyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5609" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/02/onokc.jpg" alt="" width="1000" height="1000" srcset="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/02/onokc.jpg 1000w, https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/02/onokc-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Birçok ünlü isim, siyasetçi ve iş insanının basın danışmanlığını üstlenen Candaş, medyanın nabzını tutan projeleriyle dikkat çekiyor. Kendi tabiriyle <em>&#8220;Gazetecilik kariyerini hiçbir zaman bırakmamış&#8221; </em>olan Serkan Candaş, basın-yayın sektöründeki hizmetlerini sürdürmeye devam ederken, aynı zamanda gazetecilik kökenli tecrübelerini bu alana aktarıyor.</p>
<p>Serkan Candaş, sektöre olan bağlılığı ve insan ilişkilerindeki güçlü duruşuyla hem ulusal hem de uluslararası platformlarda önemli işlere imza atmaya devam ediyor. Gazetecilik tutkusunu asla yitirmemiş bir medya profesyoneli olarak, alanındaki saygın isimler arasında yer alıyor.</p>
<p>&#8220;<em>Hikâyem, gazeteciliği bırakmamak ve basının nabzını her daim tutmak üzerine kurulu</em>&#8221; diyen Candaş, kariyerindeki başarılarla medyada fark yaratmayı sürdürüyor. Serkan Candaş son olarak Azerbaycan’dan ‘Onur Ödülü’ ve Rusya’dan bir ‘Teşekkür Belgesi’ne layık görüldü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5610" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2025/02/kjhlk.jpg" alt="" width="857" height="836" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/serkan-candas-gazetecilik-ve-basin-danismanliginda-bir-dahi-h5607.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteciler kendi sorunlarını unuttu</title>
		<link>https://bunehaber.com/gazeteciler-kendi-sorunlarini-unuttu-h4048.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/gazeteciler-kendi-sorunlarini-unuttu-h4048.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 May 2024 14:36:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[basınplatformu]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilikçalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[mardin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=4048</guid>

					<description><![CDATA[Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış&#8217;ın düzenlediği Gazeteciler Sorunlarını Anlatıyor Mardin Çalıştayı , Mardin Yay Grand Otel’de gerçekleştirildi.   Türkiye’deki gazetecilerin karşı karşıya kaldığı zorlukları ve medyadaki mevcut sorunlarının  ele alındığı toplantıda ; Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış,  &#8221;Biz basın mensupları olarak her zaman memleket meselelerini, sorunlarını dile getirip çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz ama gazeteciler olarak kendi sorunlarımızı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış&#8217;ın düzenlediği Gazeteciler Sorunlarını Anlatıyor Mardin Çalıştayı , Mardin Yay Grand Otel’de gerçekleştirildi.   Türkiye’deki gazetecilerin karşı karşıya kaldığı zorlukları ve medyadaki mevcut sorunlarının  ele alındığı toplantıda ; Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış,  &#8221;Biz basın mensupları olarak her zaman memleket meselelerini, sorunlarını dile getirip çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz ama gazeteciler olarak kendi sorunlarımızı unuttuk&#8221; ifadelerini kullandı.</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.bunehaber.com">Basın Platformu</a> Başkanı <a href="http://www.bunehaber.com">Mehmet Remzi Tanış </a> ve İstanbul’dan gelen gazeteciler heyeti, Mardin’deki gazetecilerle bir araya geldi.   Çalıştayda  gazetecilik mesleğinin sorunlarını masaya yatıran  gazeteciler, teknolojinin hızlı ilerlemesiyle beraber  haber üretim ve dağıtım süreçlerindeki değişiklikleri değerlendirip, ekonomik zorlukların haber kaynaklarına erişim üzerindeki etkilerini ele aldılar.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4049" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/kkll.jpg" alt="" width="2048" height="1356" /></p>
<p>Başkan Mehmet Remzi Tanış, mesleki itibarı tekrar kazanma hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayarak, Türkiye genelinde seslerini yükselteceklerini ifade etti. Öte yandan  sosyal medyanın haberin hızla yayılmasına olanak sağlamasıyla birlikte doğruluk ve güvenilirlik gibi temel gazetecilik ilkelerinin nasıl etkilendiği üzerinde durulduğu tolantıda  Basın Platformu Başkanı Mehmet Remzi Tanış, “Biz basın mensupları olarak her zaman memleket meselelerini, sorunlarını dile getirip çalışmalarımızı yapıyoruz ama gazeteciler olarak kendi sorunlarımızı unuttuk. Bugün gazetecilik çok büyük problemleri olan ve gerçekten temsil edilemeyen, saygınlığını kaybetmiş bir meslek haline gelmiştir” dedi. Tanış ayrıca, hedeflediklerini ve birlik ve beraberliği sağlamak için çaba gösterdiklerini belirtti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerçekleşen toplantıya Basın Platform Başkanı Remzi TANIŞ, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu ve Mardin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet ÇELİK, Midyat Turabdin Gazeteci ve Yazarlar Derneği Başkanı Süleyman İŞ, Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Başkanı Kadir ÜRÜNDÜ, duayen gazeteci Adnan AVUKA&#8217;nın yanı sıra Mehmet Mahsum İş, Ahmet Akkuş, Adnan Koçhan, Faraç Çobanoğlu, H. İbrahim Sincar, Cemal Çetin, Hasan Becet, Mehmet Salih Keskin, Bayram Kerimoğlu, Selahattin Erol, Daristan Bülbül, Ümran, A. Mecit Akçil, H. Murat Akgül, İbrahim Sincar, Cemal Çetin, Hasan Becet, Bayram Kerimoğlu, Yılmaz Çiçekana, Çiçek Deniz, İlke Duyan, Leyla Peker, Dilek Bozkurt, Taner Altun, Senay Güncavar,Levent Çekiç,Mehmet Erdağlı,Celal Karaali, Ali Rıza Yıldız, Sevda Durgun, Zerrin Türkoğlu, Engin Pınarbaşılı, Sümeyra Doğan, Burhan Zorlu gibi birçok gazeteci katılım sağladı.</p>
<p>Çalıştay, her gazetecinin kendi bakış açısından mesleki sorunları tartıştığı, çözüm yollarını aradığı verimli bir interaktif söyleşi tadında geçti.  Gazetecilerin , gelişen teknoloji ve ekonomik zorluklar karşısında mesleki geleceklerini değerlendirme fırsatı buldukları toplantı katılım sağlayan gazetecilere<a href="http://www.bunehaber.com"> katılım sertifika</a>sı vererek sona erdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-4050" src="https://bunehaber.com/wp-content/uploads/2024/05/nmda.jpg" alt="" width="2048" height="1356" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haber: Dilek Bozkurt</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/gazeteciler-kendi-sorunlarini-unuttu-h4048.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Tek başına gazete&#8217;: Gazeteci Cihan Güner, Ayar Dergi&#8217;ye konuştu&#8230;</title>
		<link>https://bunehaber.com/tek-basina-gazete-gazeteci-cihan-guner-ayar-dergiye-konustu-h3360.html</link>
					<comments>https://bunehaber.com/tek-basina-gazete-gazeteci-cihan-guner-ayar-dergiye-konustu-h3360.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 08:59:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ayardergi]]></category>
		<category><![CDATA[cihangüner]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://bunehaber.com/?p=3360</guid>

					<description><![CDATA[Gazeteci Cihan Güner Ayar Dergi&#8217;ye verdiği röportajda mesleğe nasıl başladığını anlattı. Dağıtıcı, muhabir, editör, sayfa sekreteri, haber müdürü, yazı işleri müdürü ve en son da genel yayın yönetmeni olarak çalıştığını belirten Güner, yazar Ömür Öztürk&#8217;ün bir röportajda kendisi için ‘Tek başına gazete’ dediğini aktardı ve genç gazetecilere kritik uyarılarda bulundu. &#160; Gazeteciliğe adanmış bir ömür&#8230; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bunehaber.com">Gazeteci</a> Cihan Güner Ayar Dergi&#8217;ye verdiği röportajda mesleğe nasıl başladığını anlattı. Dağıtıcı, muhabir, editör, sayfa sekreteri, haber müdürü, yazı işleri müdürü ve en son da genel yayın yönetmeni olarak çalıştığını belirten Güner, yazar Ömür Öztürk&#8217;ün bir röportajda kendisi için <a href="http://www.bunehaber.com">‘Tek başına gazete’</a> dediğini aktardı ve genç gazetecilere kritik uyarılarda bulundu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gazeteciliğe adanmış bir ömür&#8230; Gazete dağıtıcılığı, muhabirlik, editörlük, sayfa sekreterliği, haber müdürlüğü, yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği gibi gazeteciliğin her alanında bulunan, tecrübe sahibi olan gazeteci sayısı Türkiye&#8217;de bir elin parmaklarını geçmez. O isimlerden biri ise gazeteci <a href="http://www.bunehaber.com">Cihan Güner</a>. Yazar Ömür Öztürk onun için ‘Tek başına gazete’ tanımını kullanırken bazıları da onu medya sektörünün Yılmaz Güney&#8217;i olarak tanımlıyor. Güney&#8217;in sinema salonlarında çalışarak sektöre adım atması gibi Güner de sokakta gazete dağıtıcılığıyla alaylı olarak gazeteciliğe başladı. Sonrasında ise genel yayın yönetmenliğine uzanan bir yolculuk.</p>
<p>Son dönemde gazetecilik nedeniyle hakkında açılan davalarla gündeme gelen Güner gazetecilik yolcuğunu edebiyat dergisi Ayar&#8217;a anlattı. Güner&#8217;in genç gazetecilere kritik uyarıları oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8220;RANT ÇETELERİNE YÖNELİK HABERLER YAPTIM&#8221;</strong></span></p>
<p>İşte <a href="http://www.bunehaber.com">Ayar Dergi</a>&#8216;nin Güner&#8217;e yönelttiği sorular ve Güner&#8217;in cevapları:</p>
<p>&#8211; Cihan Bey ilk olarak mesleğe nasıl başladığınıza ilişkin kısa bir giriş yapalım mı ne dersiniz?</p>
<p>Mesleğe çok küçük yaşlarda başladım. Ortaokul dönemimde İstanbul’un 3. bölgesinde yayın yapan bir gazetede önce dağıtıcı olarak çalıştım, sonrasında da yardımcı muhabir, foto muhabir ve muhabir olarak görev yaptım. Orada kent sorunlarına, rant çetelerine yönelik haberler yaptım. Bugün yerel basın olarak adlandırılan kulvarda sektöre adım atmış oldum.<br />
Sokakta haber takip eden de oldum, sahadan geleni düzenleyen de&#8230; Haberimin yayınlanması için sabırsızlıkla bekleyen de oldum, haberin yayınlanması için eksik öğeleri muhabirine ya da editörüne ileten de, yayına karar veren de&#8230; Dağıtıcı, muhabir, editör, sayfa sekreteri, haber müdürü, yazı işleri müdürü ve en son da genel yayın yönetmeni… Mesleğin her alanında, biriminde çalıştım.<br />
Sevgili yazar dostum Ömür Öztürk bir röportajında benim için ‘Tek başına gazete’ diye bir tanımlama yapmıştı. Bu tanım gerçeği yansıtır mı bilemem aynı anda 9 ayrı yayına katkı sunmaya çalıştığımı hatırlıyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://krttvcomtr.teimg.com/krttv-com-tr/uploads/2023/11/m1-121.jpg" alt="detail-photo-fancybox-0" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;GAZETECİNİN YERELİ &#8211; ULUSALI OLMAZ&#8221;</strong></p>
<p>-Direk bodoslama olacak belki ama&#8230; &#8220;Yerel Gazeteci&#8221; kavramı ile ilgili ne düşünüyorsunuz diye sormak istiyorum?</p>
<p>Gazetecinin yereli &#8211; ulusalı olmaz. Gazeteci her yerde, her şartta gazetecidir. Çalıştığımız platformlar değişebilir ama yaptığımız iş her yerde aynı.<br />
Gazeteci sorar, sorgular, gerçeği ama mutlaka gerçeği arar. Kamu yararına, toplum faydasına gördüğü durumları, olayları bütün çıplaklığıyla aktarır. Yerelde de, ulusalda da bu böyledir. Haberin yayınlandığı platform gazeteciye sıfat kazandırmaz. Ancak platformlar yerel ve ulusal olarak adlandırılabilir.<br />
Yerelden başlayıp ulusal çapta yayın yapan önemli haber kuruluşlarında görev yapmış bir arkadaşınız olarak şunu söyleyebilirim; yarın yazacak yerel ya da ulusal bir platformda yer bulamazsak bile, kağıda yazarız, yine de gerçeği duyurabildiğimiz kadar duyurmaya çalışırız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;GAZETECİLİĞİN PUSULASI KAMU YARARI VE GERÇEKLERDİR&#8221;</strong></p>
<p>&#8211; Günümüzde halk okuduğu haber kaynağı doğrultusunda, hükümet medyası ve muhalefet medyası şeklinde yorumluyor haberi. Gazeteciliğin, gazetecinin tarafsızlığı konusunda siz ne düşünüyorsunuz?</p>
<p>Gazetecinin ideolojisi, gazetenin yayın politikası vardır. Ancak medyanın kutuplaşması gazeteciliğe zarar verir, verdi, veriyor da… Gazeteciliğin pusulası kamu yararı ve gerçeklerdir. Biraz önce de söyledim, gazetecinin işi sormaktır, sorgulamaktır. Okuyucu da karşılaştığı haberi yayınlandığı yerden bağımsız olarak kendi süzgecinden, bakış açısından geçirerek değerlendirmelidir. Kendisine bile bile ‘yalan-yanlış’ bilgiler aktaranları okumamalı, izlememelidir.<br />
Gazeteci elbette ki tarafsız değildir, taraftır&#8230; İnsan haklarından, özgürlüklerden, demokrasiden, haktan, hukuktan, adaletten, doğrudan, gerçekten, kendisini savunamayacak güçsüzden taraftır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://krttvcomtr.teimg.com/krttv-com-tr/uploads/2023/11/m3-38.jpg" alt="detail-photo-fancybox-3" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;İKTİDAR YARGI SOPASIYLA KORKUTMAK, SUSTURMAK İSTİYOR&#8221;</strong></p>
<p>-Sizin yaptığınız bir haberden ötürü yargılanma süreciniz devam ediyor. O konuyu bir hatırlatalım mı okuyucularımıza?</p>
<p>Devam eden sadece bir davam yok. Yapılan haberlerden dolayı birçok davam var. Soruşturma süreci devam edenler var. İktidar gün geçtikçe baskıyı artırarak söz ve diş geçiremediği gazetecileri yargı sopasıyla korkutmak, susturmak istiyor. “Demokles’in Kılıcı” hep başımızın üzerinde&#8230; En çok da korkusuzluktan korkuyorlar.<br />
Hakkımda Uşak’ta açılan dava kamuoyuna yansıdı. Uluslararası Basın Enstitüsü de davanın takipçisi olduğunu açıkladı, bir anlamda dünya gündemine taşındı mesele.</p>
<p>Bir berber, beraber yaşadığı kadının 2 yaşındaki çocuğuna tecavüz ediyor. Bu sapık 41.5 yıl hapis cezası alırken, çocuğun annesi de 7 yıl hapis ile cezalandırılıyor. Bu tecavüzü haberleştirdiğim için önce bana usulsüz olarak ‘yayın yasağına uymamak’ suçlamasını yönelttiler. Bu iddianın düşmesiyle birlikte suçlama ‘sanığı suçlu göstermek’ olarak değişti ve yargılama devam etti. Türk basın tarihine geçecek bir dava ile karşı karşıyayım.</p>
<p>Hırsıza hırsız, katile katil, sapığa sapık demek suç mu? Varsın olsun, biz bunları  yazmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong>&#8220;PRANGALARI KABUL ETMEYEN BİR GENÇLİK GELİYOR&#8221;</strong></p>
<p>-Gazeteciliğin özgürce yapılması konusunda umutsuz musunuz, umut var mı?</p>
<p>Umudum var, hep de var olacak. Cumhuriyet’imiz 100 yaşında, prangaları kabul etmeyen bir gençlik geliyor. Bu çocuklar her şeye rağmen özgürlüklerine düşkün, bağımsızlık mücadeleleri var. Cumhuriyet’e yaraşır yarınlarda özgürce gazeteciliğin yapılacağı günler gelecek, bundan şüphem yok. Kimsenin düşüncesinden dolayı tutuklanmadığı, yargılanmadığı günler gelecek. Ancak iyi ile kötü, hakikatle yalan arasındaki mücadelede de hep olacak.  Ne diyor Nazım; &#8220;Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa&#8230;&#8221; Yanacağız ki ışığımız gelecek güzel günlerin umut meşalesi olsun.</p>
<p><strong>&#8220;TUTUKLAMAYA VARAN SİNDİRME YAOLLARINA GİTTİLER&#8221;</strong></p>
<p>-Yeni yasayla ilgili ( “Dezenformasyon Yasası” ) düşünceleriniz neler?</p>
<p>“Dezenformasyon Yasası” değil &#8216;sansür&#8217;, &#8216;susturma&#8217;, &#8216;korkutma&#8217; yasası demek daha doğru olur diye düşünüyorum. İktidar, bir şekilde gazetelerin, televizyonların ve internet haber portallarının büyük çoğunluğunu ele geçirdi. Ele geçiremediklerinde de ekonomik kıskaç başta olmak üzere tutuklamaya varan sindirme yollarına gitti. Ama ne yaparsa yapsın söz geçiremediği, sansür uygulamakta başarısız olduğu bir mecra kalmıştı. O da sosyal medya. Ona da bu yasa ile ‘sus’ demeye çalıştı. Başarılı oldu mu? Hayır. Olamayacaklar da&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="" src="https://krttvcomtr.teimg.com/krttv-com-tr/uploads/2023/11/m4-15.jpg" alt="detail-photo-fancybox-4" width="528" height="704" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>&#8220;BİR DAKİKA BİLE OLSA EKİBİMDE TUTMAM&#8221;</strong></p>
<p>-Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim Cihan Bey. Gazetecilik Ayar&#8217;ı verdiğimiz bu köşede, gazetecilik ile ilgili bir &#8220;Ayar&#8221; vermenizi istesek bir cümle, ne söylersiniz?</p>
<p>Ekmeğini yazıdan kazanan birinin, bir gazetecinin ‘hiçbir’i hiç bir, ‘her şey’i herşey diye yazmasını affedemem; -de ve -da’ları ayrı yazamayan gazeteciyi de bir dakika bile olsa ekibimde tutmam.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>RÖPORTAJ: DİLEK BOZKURT</p>
<p>KAYNAK: AYAR DERGİ</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://bunehaber.com/tek-basina-gazete-gazeteci-cihan-guner-ayar-dergiye-konustu-h3360.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
