

Ankara Abisi İyilik Derneği Başkanı Yasin Oyanık’ın, Uşak merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklandığı bildirildi. Dernek yönetimi ve dernek vekili Av. Hüseyin Emre Dereli tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, sürecin hukuki boyutuna ve dernek faaliyetlerinin durumuna ilişkin önemli bilgilere yer verildi.
Uşak merkezli yürütülen soruşturma çerçevesinde, bazı bağışçıların dernek hesabına gönderdikleri paraların suç teşkil ettiği iddiası üzerine Dernek Başkanı Yasin Oyanık, 9 Ekim 2026 tarihinde gözaltına alındı. İfade işlemleri için Uşak’a sevk edilen Oyanık hakkında, 13 Ekim 2026 tarihinde “Malvarlığı Değerlerinin Meşru Bir Yolla Elde Edildiği Konusunda Kanaat Uyandırmak” suçlamasıyla tutuklama kararı verildi.

”Tutuklama Kararı Bir Mahkûmiyet Hükmü Değildir”
Konuya ilişkin yapılan açıklamada, verilen tutuklama kararının kesin bir mahkûmiyet hükmü taşımadığı ve isnat edilen suçların işlendiği anlamına gelmediği vurgulandı. Yasin Oyanık’ın suçlamaları kabul etmediği, gerekli açıklama, belge ve savunmaların soruşturma makamlarına sunulduğu ifade edildi.
Açıklamada, derneğin gıda, giyim, eğitim, sağlık ve barınma alanlarındaki tüm yardım faaliyetlerinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü; bağışların kullanımı, banka hareketleri, faturalar ve teslim kayıtları üzerinden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yetkili makamlarla tam iş birliği yapıldığı belirtildi.
Mali İnceleme ve Dernek Faaliyetlerinin Geleceği
Soruşturmanın ana odak noktalarından birinin dernek hesaplarına gelen bazı transferlerin kaynağı olduğu ve bu mali inceleme kapsamında dernek yöneticilerinin durumunun değerlendirildiği kaydedildi. Kamuoyuna eksik veya yanıltıcı bilgi verilmemesi adına sürecin titizlikle takip edildiği aktarıldı.
Dernek faaliyetlerinin devamlılığına ilişkin ise savcılığın bir tedbir kararı uygulayıp uygulamayacağına göre hareket edileceği, herhangi bir kısıtlama olmaması durumunda yardım çalışmalarının süreceği bildirildi.
Medya ve Kamuoyuna Çağrı
Açıklamanın sonunda, basın kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarından yargı süreci henüz kesinleşmemiş iddiaları birer hüküm gibi sunmamaları rica edildi. Kişilik haklarına ve soruşturmanın gizliliğine özen gösterilmesi gerektiği hatırlatılarak, Türk yargısına olan güvenin tam olduğu vurgulandı.