

İSTANBUL — İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği, kamuoyunda yakından takip edilen Uğur Yıldırım davasına ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Yönetim Kurulu Başkanı Sarah Başar liderliğindeki heyetin takip ettiği son duruşmada, davanın 21 Ekim 2026 tarihine ertelendiği ve sanıkların tutuksuz yargılanmalarına devam edilmesi kararı verildiği bildirildi.

Dernek yönetimi, otizmli genç bir bireyin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan süreçte derin bir adalet ve denetim zafiyeti olduğuna dikkat çekerek yetkililere kritik sorular yöneltti.
Yaşam Hakkı ve Sistemsel İhmaller Mercek Altında
İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybeden Uğur Yıldırım’ın vücudunda darp izleri ve yüksek dozda ilaç tespit edildiğine dair bulgular hatırlandı. Sanıkların suçlamaları reddetmesine tepki gösterilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
”Ortada yaşamını kaybetmiş genç bir insan var ve onun adına cevap bekleyen çok sayıda soru hâlâ yanıtsız duruyor. Vücudunda darp izleri ve yüksek dozda ilaç tespit edildiği belirtilmesine rağmen nasıl oluyor da hâlâ hiç kimse sorumluluk üstlenmiyor?”

Denetim ve Temsil Eksikliğine Tepki
Dernek, bakım merkezinin bağlı olduğu kamu kurumunun adının tabelada yer almasına rağmen, duruşmada ilgili kurumlardan görünür bir temsilci bulunmamasını eleştirdi. Açıklamada, sadece kurum çalışanlarının değil; sistemin işleyişinden, denetiminden ve gözetiminden sorumlu olan tüm aktörlerin hesap vermesi gerektiği vurgulandı.
“Bakım Merkezleri Sorumluluktan Kaçma Yeri Değildir”
Sivil toplum kuruluşu, engelli ve bakıma ihtiyaç duyan bireylerin yaşam hakkının tartışmaya açık olmadığını belirterek, ailelerin sistem yetersizlikleri nedeniyle suçlanmasını reddetti. Kamu kurumlarının yaklaşımını eleştiren dernek yönetimi, duruşunu şu sözlerle özetledi:
Aileler Suçlanamaz: Hiçbir aile, sistem tarafından zamanında sağlanmayan eğitim ve sağlık hizmetleri nedeniyle çocuğunu bakım merkezine vermek zorunda kaldığı için itham edilemez.
Sorumluluk Kamunundur: Hiçbir kamu kurumu, yaşanan ihmalleri “Ailelerinin bakmak istemediği çocuklara bakıyoruz” anlayışıyla meşrulaştıramaz.

”Açık Yargılama İlkesi” İhlal Edildi mi?
Açıklamada öne çıkan bir diğer önemli iddia ise duruşma salonundaki fiziki şartlar ve sivil toplumun katılım engelleri oldu. Duruşmanın küçük bir salonda yapılması ve sandalye yetersizliği gerekçesiyle çok sayıda izleyicinin dışarıda bırakılması, dernek tarafından “açık yargılama ilkesinin ihlali” olarak değerlendirildi.
”Adalet yalnızca gerçekleşmemeli, aynı zamanda toplum tarafından görülebilmelidir. Otizm alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının duruşmaları izleyebilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.”
21 Ekim’de Yeniden Adliyede Olacaklar
İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği, bu davanın sonucunun bugün bakım merkezlerinde yaşayan yüzlerce engelli bireyin yaşam hakkı ve geleceği için emsal teşkil edeceğini belirtti. Dernek, adalet arayışını sürdürmek amacıyla 21 Ekim 2026 saat 13.30’da görülecek bir sonraki duruşmada da eksiksiz olarak adliyede hazır bulunacaklarını ilan etti.

Haber Editörü: Dilek Bozkurt