

İSTANBUL – İstanbul Beylikdüzü’nde faaliyet gösteren Özel Mor Menekşe Bakım Merkezi’nde kalan 21 yaşındaki otizmli Uğur Yıldırım’ın 22 Ekim 2024 tarihindeki şüpheli ölümüne ilişkin açılan davanın üçüncü duruşması, Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyetinin değiştiği duruşmada sanıklar hakkında yine tutuklama kararı verilmezken, yargılama 17 Şubat tarihine ertelendi.
Adli Tıp Raporu İhmali Belgeledi: Normal Dozun 30 Katı İlaç!
Soruşturma dosyasında yer alan Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi raporu, ölümün ardındaki korkunç ihmali gözler önüne serdi. Rapora göre, Yıldırım’ın hayatını kaybetmesine “ilaç intoksikasyonu” (ilaç zehirlenmesi) yol açtı. Günlük en fazla 400 miligram verilmesi gereken ilacın, Yıldırım’ın bünyesinde yaklaşık 30 katına çıkarak 11 bin 958 miligram seviyesine ulaştığı kayıtlara geçti.
Hazırlanan iddianamede, bakımevi çalışanları S. Taş, A. Liman, A. İyikalaycı, B. Güler, Ç. Köçer, M. Özkan Tıraş, T. Özsoy, Y. Erkişi ve Y. Emre Eşin hakkında “suçu bildirmeme”, “kasten yaralama”, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürme” gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor.
Güvenlik Kameralarına Yansıyan Dehşet Verici Görüntüler
Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası kayıtları, bakımevindeki tek ihlalin aşırı doz ilaç olmadığını ortaya koydu. Görüntülerde, Uğur Yıldırım’ın vefat etmeden hemen önce odasından çıkmaya çalıştığı ancak görevlilerce yerde sürüklenerek odaya geri sokulduğu ve arbede yaşandığı belirlendi.
Bununla da sınırlı kalmayıp aynı merkezde barınan 62 engelli bireye yönelik 100’den fazla fiziksel ve psikolojik şiddet vakası tespit edildi. Odalara kilitleme, boğaz sıkma, darp ve epilepsi krizlerine müdahale etmeme gibi çok sayıda hak ihlali rapora yansıdı. Öte yandan, Yıldırım’ın ölümünden yalnızca iki gün sonra aynı tesiste kalan Furkan Satıcı isimli bir başka gencin daha yaşamını yitirdiği bilgisi dosyada yer buldu.
Türkiye Otizm Meclisi ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Kararlı Adalet Vurgusu
Duruşma öncesinde adliye önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştiren Türkiye Otizm Meclisi, tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye Otizm Meclisi tarafından yapılan açıklamada; bakım tesislerinin bağımsız ve şeffaf denetim mekanizmalarıyla izlenmesi, ilaç takibinin sıkılaştırılması ve engelli bireyleri kurumlara mahkûm etmek yerine aile odaklı destek modellerinin geliştirilmesi talep edildi.
Türkiye Otizm Meclisi bileşenleri ile birlikte hareket eden İstanbul Farkındalık Proje Geliştirme & Hak Savunuculuğu Merkezi (İSFAPROMER) ve İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği’nin de aralarında bulunduğu hak savunucuları, 9 sanığın tutuksuz yargılanmaya devam etmesine tepki göstererek, 17 Şubat’ta görülecek bir sonraki duruşmada da adalet arayışlarını kararlılıkla sürdüreceklerini beyan etti.
( Dilek Bozkurt )