14 ŞUBAT: AŞK MI, EFSANE Mİ, TİCARET Mİ? - Bu Ne Haber

Dikey Reklam
Dikey Reklam
Bu Ne Haber
Hakan Öztürk
Hakan Öztürk

14 ŞUBAT: AŞK MI, EFSANE Mİ, TİCARET Mİ?

  Her yıl aynı sahne… Vitrinler kırmızıya boyanır. Kalpler, çiçekler, çikolatalar… Bir anda herkes daha romantik, daha...

15 Şubat 2026
14 ŞUBAT: AŞK MI, EFSANE Mİ, TİCARET Mİ?

 

Her yıl aynı sahne…

Vitrinler kırmızıya boyanır.
Kalpler, çiçekler, çikolatalar…
Bir anda herkes daha romantik, daha hassas, daha şiirsel…

Peki soralım:
Neden 14 Şubat?

Gerçekten tarihte büyük bir aşk mı yaşandı?
Bir kral mı sevdiğine kavuştu?
Bir destan mı yazıldı?

Hayır…

İşin aslı biraz daha karışık… biraz daha eski… biraz daha insanlık hâli.

*

Milattan sonra 3. yüzyıl… Roma İmparatorluğu…

Rivayete göre İmparator Claudius, askerlerin evlenmesini yasaklıyor. Çünkü ona göre evli erkek savaşta zayıf olur.

Bir papaz çıkıyor sahneye: Valentine…
Genç çiftleri gizlice evlendiriyor ve yakalanıp hapsediliyor…
Tahmini 14 Şubat civarında da idam ediliyor.

Efsaneye göre ölmeden önce bir mektup yazıyor ve altına şu notu düşüyor:
“Senin Valentine’nden…”

Bugün hâlâ kartların altında o cümle var.

Ama mesele sadece bu değil.
Kuşlar, şairler ve Orta Çağ romantizmi…
Asıl kırılma noktası yüzlerce yıl sonra geliyor.

Orta Çağ’da İngiliz şairler, özellikle Chaucer, 14 Şubat’ı kuşların eş seçme zamanı olarak anlatıyor.
Şiir yazılıyor.
Aşk idealize ediliyor.
İnsanlar bu tarihi romantizmle özdeşleştirmeye başlıyor.

Yani 14 Şubat, bir azizin ölümünden çok, bir şairin hayal gücüyle aşka dönüşüyor.

Sonra Sahneye Ticaret Çıkıyor
Sanayi devrimi geliyor.

Kartlar seri üretime geçiyor.
Çikolata kutuları kalp şeklini alıyor.
Çiçekçiler takvim yapraklarını dört gözle bekliyor.

Ve işte o gün, aşk artık sadece bir duygu değil;
aynı zamanda bir sektör oluyor.

Bugün milyonlarca dolar dönüyor 14 Şubat’ta.
Ama kimse şunu sormuyor:
Gerçekten bir güne mi sığdırdık sevgiyi?
Cevap bekleyen asıl soru bu esasında..

14 Şubat kötü bir şey mi?
Hayır.
Sevgi için bir bahane.
Hatırlamak için bir fırsat.
Belki ihmal edilen bir “seni seviyorum”u söylemek için bir kapı.

Ama tehlike şurada:
Eğer sevgi sadece o gün hatırlanıyorsa,
o zaman ortada romantizm değil, takvim bağımlılığı var.

Aşk, takvimle gelmez.
Kampanyayla büyümez.
İndirimle derinleşmez.

Son Söz
14 Şubat’ın hikâyesi;
bir azizin direnişi,
bir şairin hayali,
ve modern dünyanın alışkanlıklarıyla şekillenmiş bir kültürel miras.

Ama asıl mesele şu:
Sevgiyi 14 Şubat’a bırakanlar,
15 Şubat’ta ne yapıyor?

Belki de Sevgililer Günü’nü tartışmak yerine
şunu sormalıyız kendimize:
Biz sevgiyi gerçekten yaşıyor muyuz,
yoksa sadece kutluyor muyuz?

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
İLGİLİ HABERLER
POPÜLER HABERLER
SON DAKİKA HABERLERİ